Arda Uludağ

Arda Uludağ
@uldgarda
Serbest Piyasa Anarşisti
NRx’in Demokrasiyi Reddi
NRx'in günümüz toplumuna getirdiği eleştirinin temelinde de demokrasinin çok yüksek sesle, sertçe ve yekten reddedilmesi vardır. Land, NRx kanonuna temelden katkı sayılabilecek olan The Dark Enlightenment'ta bunun çok sert ve yakıcı bir övgüsünü yapar: En koyu neo-reaksiyonerlere göre, demokrasi çökmeye mahkûm olmakla kalmaz, bizzat o çöküşün kendisidir. Bundan kaçmak en nihai zorunluluktur. Bu tarz anti-politik hareketleri coşturan yeraltı nehirleri bariz bir şekilde Hobbesçudur. Bu Karanlık Aydınlanma, başlangıçta ne kadar Rousseaucu türden bir halkın sesi olma niteliğini taşısa da ondan tamamen kopmuş durumdadır. Her halükârda, politik olarak uyanmış kitleleri irrasyonel biçimde böğüren bir güruh gibi görmeye yatkın olduğu için demokratikleşme dinamiklerini esastan yozlaştırıcı olarak algılar. Bireysel kötü özellikleri, hınçları ve zayıflıkları sistematik bir şekilde pekiştirerek ve daha da kötü hale getirerek bunları kolektif bir suç ve yaygın toplumsal yozlaşma raddesine kadar getirdiğine inanır. Demokratik siyasetçi ile seçmenler bu şekilde karşılıklı bir galeyan içinde birbirine bağlıdır, her iki taraf da diğerini daha da aşırı yuhalama ve ıslıklamaya, şahlanan bir yamyamlığa doğru teşvik eder ve sonuçta bağırıp çağırmaya kalan tek alternatif yenilip yutulmak olur. Yarvin, 2010 tarihli denemesi Divine-Right Monarchy for the Modern Secular Intellectual'da demokrasiyi "kötülüğün şatosu" diye tanımlayarak bu bakışı destekler. Açıklaması şöyledir: "Demokrasinin temel hastalığını teşhis etmekte zorlanmıyoruz. Bu tıbbi durumun adı (ki tedavi edilemezdir) emperyal gerilemedir — yani, karar verme sürecinin yürütmenin başındaki tek bir kişiden evrensel oy hakkına doğru genişlemesidir."
Sayfa 130·Kitabı okudu
Reklam
NRx’cilerin Etkilendiği Düşünürler
NRx taraftarları hem geçmişten hem de günümüzden çok geniş çaplı bir düşünürler grubuna hayranlık duyar. Önemli isimlerden biri 19. yüzyılda yaşamış İskoç filozof Thomas Carlyle'dır. Carlyle en çok "Büyük İnsan" isimli tarih teorisiyle bilinse de günümüzdeki NRx taraftarları için asıl demokrasiyi reddetmesi sebebiyle sevilir. "Bireysel cehaletin kolektif bilgeliğine inanmıyorum," sözü meşhur olmuştur. Hareketin diğer önemli isimleri arasında İtalyan ezoterist ve filozof Julius Evola ve Avusturyalı iktisatçılar Ludwig von Mises ve Hans-Hermann Hoppe vardır. Fransız filozof Gilles Deleuze ve Fransız psikanalist Félix Guattari'nin birlikte ürettiği işler de NRx destekçileri tarafından çok okunur; bilhassa yersiz yurtsuzlaştırma ve bunun NRx düşüncesinde kritik önem taşıyan bir sağ düşünce biçimi olan "hızlanmacılık"a olan etkisiyle ilgilenirler.
Sayfa 130·Kitabı okudu
Karanlık Aydınlanma
Chichester Üniversitesi'nden Eleştirel Teori profesörü Benjamin Noys bu sözde Karanlık Aydınlanma hareketini "kapitalizmin hızlanarak faşist bir noktaya gelmesi" olarak tanımlar. Foreign Affairs'te editör olan Park MacDougald ise şöyle söylüyor: "Derli toplu bir ideoloji olmaktan ziyade, şu üç sütun üzerine inşa edilmiş gerçek bir aşırı sağ düşünce kümesidir: dindar gelenekselcilik, beyaz milliyetçiliği, teknolojik ticaretçilik." Biz ise neo-reaksiyonu, Aydınlanma ilkelerini reddeden, monarşik geçmiş ve fetişleştirilmiş bir insan sonrası geleceğe geriye doğru bir dönüş yapmayı, bütün bunların da neo-kameralist bir devlet yapısında gerçekleşmesini hedefleyen aşırı sağ, anti-demokratik bir hareket olarak tanımlıyoruz.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Kimlikçilik Nedir?
Bates 2017 yılında bir kimlikçiyi “ırksal, etnik ve kültürel kimliği korumak ve kollamak için siyasi ve sosyoekonomik faaliyetleri etkilemek" için uğraşan biri olarak tanımladı. Kimlikçiliğin temelinde liberal çokkültürlülüğün reddi ve bunun yerine "etnik çoğulculuğun" yüceltilmesi yatar: Farklı etnik grupların eşit olması ama birbirlerinden ayrı yaşamalarının iyi olacağı fikri. Bu görüş "farklı olma hakkı", yani her insanın, etnisitenin, kültürün, ulusun, grubun veya topluluğun ideolojiden veya küreselleşmeci homojenleşmeden bağımsız olarak kendi norm ve geleneklerine göre yaşayabilme hakkı ile birlikte ele alınır. Dahası, bu hak "kültürler arasında ve kültürlerin kendi içinde kalıcı farklar olduğu" anlamına gelen "kültürel farkçılık" varsayımıyla birlikte gelir.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Ne Mutlu Liberteryenim Diyene AMK
Liberteryenizmin idealleri ve kurumlarının Alternatif Sağ için verimli bir zemin oluşturduğu anlaşılıyor. Elbette her ideolojiye mensup ırkçılar bulmak mümkündür ama liberteryen ideolojinin oldukça soyut olarak bıraktığı toplumsal ilişkiler kavramsallaştırması Alternatif Sağ'a doğru meyledenlerin burada diğer başka hareketlerdekinden daha rahat etmelerini sağlamış olabilir. Liberteryenizmin negatif haklara ve devletin bireyin hayatına olabildiğince az müdahalesine odaklanması, onu aşırı sağ duruşlara açık hale getiriyor ve liberteryen fikirlerden doğan siyasaların Alternatif Sağ tarafından da desteklenmesini sağlayabiliyor. Jared Howe gibileri liberteryen harekete ilerici sızma adını verdiği şeye karşı hoşnutsuzluk belirtse bile, asıl problem bunun tam tersi gibi görünüyor.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Reklam