Alternatif Sağ ile liberteryenizm arasındaki ilişkiyi "paleo-liberteryenlik" kavramını incelemeden tartışmak mümkün değildir. Paleo-liberteryenizm ve onunla ilintili kişiler, liberteryenizmden aşırı sağa uzanan yolun bir süredir mevcut olduğunu ve bu yolun nasıl aktif olarak korunduğunu ortaya koyar. Paleo-liberteryenlik, liberteryenizmin temel prensibi olan sınırlı devleti geleneksel toplumsal değerlerle harmanlayarak yerlici politikaları savunur. Paleo-liberteryenizm etiketi 1990'ların başında liberteryen yazar ve bir dönemliğine Ron Paul'ün kongredeki özel kalemi olarak görev yapan Llewellyn Rockwell Jr. tarafından tedavüle sokulmuştur. Ondan kısa süre sonra da Cantwell'in liberteryenizme olan hayranlığının kaynağı olarak bahsettiği Murray Rothbard bu terimi kullanmaya başlamıştır. Rothbard ırkların "gönüllü" olarak ayrılması gerektiğini ileri sürer, çünkü onun paleo-liberteryenizmi kimilerinin doğal olarak elit konumda olduğu Darwinci bir dünya görüşü üzerine kuruludur. Rothbard'ın 1992 tarihli yayını Egalitarianism as a Revolt against Nature, kendisinin devletçiliğin bu doğal hiyerarşiye müdahale ettiği ve bu yüzden de olabildiğince sınırlanması gerektiğine inanan görüşünü özetler. Bu başlık, paleo-liberteryenlerin liberteryenleri şu an Alternatif Sağ'da geniş kabul gören fikirler ve retorik doğrultusunda nasıl harekete geçirdiğinin iyi bir örneğidir.