American Civil Liberties Union (ACLU - Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği) ifade özgürlüğünü kesin olarak savunmaya giriştiğinde aşırı sağ grupları savunur hale geldi. ACLU tartışmalı bir biçimde 1978'de Nazilerin Skokie, Illinois'de yürümesini mahkemede savundu ve daha yakın tarihte ise Ağustos 2017'de Charlottesville'deki Sağı Birleştir Mitingi'ni organize edenleri savunmaya girişti. Birliğin hukuk yöneticisi David Cole "Eleştiri olmazsa olmazdır ve bizi Haklar Bildirgesi'ni savunmaktan alıkoyamaz, müvekkillerimiz ne kadar sevimsiz olursa olsun, " açıklamasını yaptı.
"İfade özgürlüğü" retoriği Alternatif Sağ tarafından alabildiğine sömürülmüştür. Pek az ideoloji ifade özgürlüğünün önemini liberteryenizm kadar çok vurgulamıştır ve geniş anlamıyla aşırı sağ uzun süredir çerçeveleme çabalarının özgürlük için verilen mücadeledeki öneminin farkındadır. Aşırı sağ gruplar ve bireyler, ister solun sözde ifade özgürlüğüne karşı açtığı savaşa karşı, ister Yahudilerin her şeyi haksız biçimde kontrol altında tutması gibi antisemitist fikirlere karşı olan tutumlar gibi durumlarda sık sık baskıcı elitin kısıtlarını kaldırmaya uğraştıklarını ileri sürer. Bu etkili bir stratejidir çünkü hem elitlere olan güvensizlikten beslenirken hem de pek çok kişi için pozitif kabul edilen bir fikir etrafında harekete geçmeyi sağlar. Alternatif Sağ, özellikle de siyaseten doğruculuğa karşı çıktığı durumlarda bilinçli bir şekilde bu ifade özgürlüğü söylemine yüklenir. Eleştiriyi ifade özgürlüğü değerine yapılan bir tehdit olarak sunmak davaya olan sempatiyi artırmak ve meşruiyet kazanmanın oldukça etkili bir yoludur.
Alternatif Sağ ile liberteryenlerin çeşitli fraksiyonlarının üzerinde anlaşmaya varabildiği pek çok temel konu vardır, ancak bu konularda fikir birliğinde olmalarının motivasyon kaynakları çok farklı olabilir. Örneğin, liberteryenler genellikle liyakatin ötesinde (pozitif) ayrımcılığı teşvik eden politikalara büyük oranda karşıdırlar çünkü bunların serbest rekabeti bozduğuna, bir işletmenin kendi uygun gördüğü şekilde işlemesi özgürlüğünü ihlal ettiğine inanırlar. Alternatif Sağ da bu tarz politikalara genellikle karşıdır, ancak bunun sebebi özgürlük, birey, serbest girişim ve rekabet ideallerinin zedelenmesi değil, bu politikaların beyaz insanlara karşı adaletsiz ve zararlı bir ayrımcılık oluşturduğunu algıladıkları içindir. Bu akımların farklı çıkarları — bireyleri veya kolektif olanı korumak gibi — göz önünde bulundurulduğunda bu ortaklık yüzeysel ama önemli bir ideolojik örtüşmedir.
Benzer şekilde, liberteryenler küçük devleti savunurlar, hatta anarşist fraksiyonlar tamamen devletsizliği savunurlar. Bu duruş aşırı sağ otoriter fikirlerle tam bir uyum içinde olmasa da, devletlerin gizli güçler ve çıkarlar tarafından kontrol edildiğine ilişkin yaygın komplocu fikirlerle belirli bir uyum içindedir. Bilhassa devletin ya bir Yahudi kliği tarafından yönetildiği ya da görevde olanların "Derin Devlet" tarafından etkilendiğine ilişkin komplocu antisemitist fikirler için bu uyum söz konusudur: Yoz bürokratlar gizliden gizliye demokratik olarak seçilmiş yönetimleri kontrol ederler. Alternatif Sağ genel itibarıyla geniş bir devlete karşı değilse de, yoz olduğu kabul edilen günümüz liberal demokratik yönetimlerinin çoğuna karşıdır.
Diğer ortaklıklar arasında silah kontrolleri, müdahalecilikten kaçınan bir dış politika, anti-komünizm ve anti-sosyalizm ile elbette "ifade
Alternatif Sağ'a mensup pek çok önemli kişi kendilerini daha önceden liberteryen olarak tanımlıyordu ve bazıları bu ideolojinin kendi siyasi gelişimlerinde önemli bir rol oynadığını, hatta liberteryen çevrelerdeki deneyimleriyle liberteryen yazarların çalışmalarının onları aşırı sağ bir dünya görüşüne doğru radikalleştirdiğini söyler. Bu örüntü hem Alternatif Sağ'ın Batılı şovenist fraksiyonu olan görece ılımı Alternatif Sağ'da, hem de beyaz milliyetçisi Alternatif Sağ'da gayet belirgindir. Görece ılımlı Alternatif Sağ'da kendilerini liberteryen olarak tanımlayan pek çok ünlü isim vardır: Stefan Molyneux, Gavin McInnes ve Milo Yiannopoulos. Yiannopoulos "Kültürel Liberteryen[izm]" adını verdiği hareketin kilit isimlerinden biridir. Durum Alternatif Sağ'da da bundan pek farklı değildir. Burada da, Ağustos 2017'de Charlottesville'deki Sağı Birleştir Mitingi'nde konuşması planlananlar arasında olan, o tarihten itibaren hareketle arasına mesafe koyan ve kendisini eskiden "dertsiz tasasız, rahat bir liberteryen" olarak tanımlayan Tim Gionet (Baked Alaska diye de biliniyor) gibilerini bulabiliriz. Alternatif Sağ'ın önde gelenlerinden Richard Spencer da kendisini liberteryenler ve liberteryenizmle özdeşleştirmiştir. Spencer liberteryen senatör Ron Paul'ü, kendi politik uyanışında rol oynadığı için övmüştür, onunla 2007'de muhafazakârların bir konferansında tanıştığında kendisini bir destekçi olarak tanıtır. Spencer ayrıca Taki's Magazine isimli, kendisini liberteryen olarak tanımlayan ama sık sık aşırı sağa açılım yapmış olan ve Alternatif Sağ'ın erken dönemlerinde Gavin McInnes, Colin Liddell, Steve Sailer, Jim Goad, Jared Taylor, Paul Gottfried, Paul Ramsey (RamZPaul diye de bilinir) ve Matt Forney gibi pek çok önemli ismin yazılarını yayımlayarak önemli bir rol oynayan