Günümüzde konuya aşırı sağ ve faşizm çalışmaları yönünden yaklaşanlarla iletişim ve dijital perspektiften bakanlar arasında ciddi bir uçurum var. İlk grup Alternatif Sağ'ın doğasını şekillendiren çevrimiçi ortamı zaman zaman görmezden gelirken ikinci grup ise hareketin yeniliğine fazla vurgu yaparak tarihselliğinden soyutlama yanlışına düşebiliyor. Biz bu ayrımı aşmak için hareketin tarihini, ideolojik kökenlerini ve hareketin çeşitli kollarını kapsayan ama aynı zamanda da çevrimiçi operasyonunu yürütme araçlarını inceleyen, Alternatif Sağ'ın özellikle çok başvurduğu trolleme kültürünü ve alternatif çevrimiçi alanları inceleyen geniş çaplı makalelerden yararlanma yoluna gittik.
Kitapta Andrew Anglin gibi kendisini geçmişte veya halen Alternatif Sağ'da gören, ama pek çok kişinin sadece neo-Nazi olarak adlandıracağı kişiler mevcut. Ancak bizim tanımımız bu ikisini birbirini dışlayan kategoriler olarak belirlemiyor. Her Alternatif Sağ mensubunun Nazi olmadığı ve her Nazi'nin Alternatif Sağ'ın parçası olmadığı doğru olmakla birlikte, bazıları da gerçekten böyle. Örneğin Anglin Alternatif Sağ'ın parçası, kısmen kendisini öyle tanımladığı için, ama daha da önemlisi Nazi aktivizmi, siyaset yapış biçimi ve ideolojisini yayma metotları doğası itibarıyla Alternatif Sağ olduğu için böyle. Alternatif Sağ'ın genelinde olduğu gibi Anglin’in fikirleri de yenilikten yoksun, fakat aktivizmi için aynı şeyi söyleyemeyiz.
Alternatif Sağ'ın amorf, birbirinden ayrı ve hatta zaman zaman birbirine karşıt inançları barındırdığını ve diğerlerinden ayrı, özgün, modern bir uluslararası aşırı sağ hareket olduğunu ileri sürüyoruz. Bu durum, "Alternatif Sağ" kavramını günümüzde pek çok kişinin kullandığından daha dar bir anlamda kullanmayı gerektiriyor ve tüm aşırı sağ aktivistleri veya bireyleri kapsayan bir kavram olarak kullanılmasına karşı çıkıyor. Zira eğer terim herkesi kapsayacak olursa terimin taksonomik bir değeri kalmıyor ve kişinin bakış açısına göre bir hakaret veya olumlamadan başka bir şey olamıyor.
Hareketin uluslararası bir hareket olduğunu ileri sürmekle birlikte, en saf halinde, Alternatif Sağ'ın doğası itibarıyla ulus-ötesi olduğunun da altını çiziyoruz. Bundan kastımız, çekirdekteki aktivistlerin davalarının çerçevesini çizerken içinde bulundukları ulus-devletin sınırlarını aşmaları ve Alternatif Sağ'ın ulus-ötesi bir beyaz "milletle", görece ılımlı Alternatif Sağ'ın ise ulus-ötesi mitik bir Batı veya Batı ufku ile iştigal etmesi. Bununla birlikte, pek çok başka ulus-ötesi aşırı sağ hareket gibi, bu yaklaşımla daha geleneksel ulus-devlet milliyetçiliği arasındaki gerilim de sürüyor.
Trump'ın seçilmesini takip eden iki yıl, tahmin edilebileceği gibi Alternatif Sağ ve Donald Trump üzerine yazılan makale ve kitapların çığ gibi artışına sahne oldu. İlk yazılan kitaplardan biri Jon Ronson'un 2016 yılında çıkan kısa Kindle kitabı The Elephant in the Room: A Journey into the Trump Campaign and the "Alt-Right" idi. Bu kitapta Ronson Alternatif Sağ'ı "internetteki komplo teorisyenleri ile milliyetçilerin ve bazı ırkçıların oluşturduğu gevşek bir kümelenme” olarak tanımlıyordu ve "Trump'ın bu kişile- ri nasıl coşturduğunu veya onlardan ilham aldığını" anlatıyordu. Ünlü komplo teorisyeni Alex Jones gibi karakterleri inceleyen ve okuması kolay olan bu kitap Alternatif Sağ harekete dair derinlikli bir bilgi sunmuyordu. Bunun arkasından 2017'de, Ctrl-Alt-Delete isimli, aralarında Matthew N. Lyons'un "An Anti-fascist Report on the Alternative Right" adlı denemesi gibi bilhassa önemli denemelerin, bunun yanı sıra önde gelen Alternatif Sağ mensubu bireylere, örgütlere, fraksiyonlara ve olaylara dair kısa tanımlar veren, oldukça kullanışlı bir Sözlük ve Araştırma Rehberinin bulunduğu bir derleme yayımlandı. Hareketi derli toplu şekilde incelemeye alan ilk önemli kitap Angela Nagle'in Haziran 2017'de yayımlanan ilginç ama tartışmalı kitabı Kill All Normies: Online culture wars from 4chan and Tumblr to Trump and the alt-right oldu. Bu kitap Nagle'in deyişiyle "bir neslin siyasi hassasiyetlerini şekillendiren çevrimiçi kültür savaşlarına" ışık tutması bakımından ciddi övgüyü hak eder. Yine de kitap, bilhassa internet ortamında ilerici hareketlerin içinde gerçekleşen ve kendilerini köstekleyen birtakım olaylara dair ilginç eleştiriler sunarken, internet ortamındaki sol hareketin tavrının Alternatif Sağ'ın oluşumundaki rolünü olduğundan daha büyük gösterme