Generallerin kendileri de istisnasız olarak kısa bir savaş için hazırlık yapmış ve böylece uzun bir savaş yürütme şanslarına korkunç hasar vermişlerdi. Başkalarını eğitmek gibi daha makul bir biçimde kullanılabilecek çok sayıda kişiyi yanlış çatışmalarda heba etmişlerdi. Elbette bu, 1914'ün ruh hâli kadar İttifak sisteminin gerekleriyle de örtüşmekteydi. Almanya, Rus ordusu sahaya inmeden önce Fransa'yı devirmek zorundaydı; başka şekilde ifade edersek Almanya'nın Belçika'ya girip, Fransızları kanattan aşıp kuşatması ve otuz gün içerisinde Paris bölgesinde olması gerekiyordu. Bunun sonrasında Ruslar iyi durumda olacaklardı ve Doğu Prusya'ya ve belki de Berlin'den yalnızca yaklaşık 160 kilometre uzaklıktaki Vistula'ya gerçek saldırıyı başlatacaklardı. Avusturyalılar da benzer şekilde kendilerini Sırbistan'ı devirmeye adamıştı. Ruslar, Almanya'yı seferberliğin on beşinci gününde — "M 15" planı — işgal edecek bir Kuzey-Batı Ordu Grubu oluşturmak için ellerinden geleni yaptı. Fransız genelkurmayı 1911'e kadarki planlamalarında ihtiyatlı davranmış, ancak Joffre 1911-1912'de "Plan XVII"yi Alsace'a yönelik bir saldırı planıyla değiştirmişti. Bunu artık mümkün göründüğünden, Rusya'nın Doğu Prusya'ya saldırısını eş zamanlı olarak desteklemek için yapmıştı.
Bu ilk saldırıların tamamı kötü sonuçlandı. Söz konusu saldırılar dört unsura bel bağlamıştı: Süvariler, devasa piyade yığınları, (havada patlayan) şarapnel bombardımanları ve toplu süngü hücum taktikleri. Savaşın ilk kaybı süvariler oldu. Eskiden atlı birlikler silahların ateşlenebildiğinden daha hızlı olabiliyordu — örneğin, Hafif Süvari Tugayı Hücumu'nda süvariler başlangıçta büyük kayıp yaşasalar da en azından Rus silahlarının hızına yetişebilmişlerdi. 1890'larda ağır silahlar alanında gerçekleşen seri ateşleme devrimi bu