Arda Uludağ

Arda Uludağ
@uldgarda
Serbest Piyasa Anarşisti
Avrupa kültürel geçmişinin aşındırılışı
1890'lara gelindiğinde klasikler, geniş kesimlerce tiranlık olarak görülüyordu. Pek çok ülkede ulusal verimlilik seferberlikleri kapsamında modern okul sonrası sınavlarında bilim ve modern dillerin uygun yerlerini almaları talepleri vardı. Bu talepler "teknokrasi” adına siyasi solu ve merkezi bir arada tutuyordu. 1900'den sonra Latin ve Yunan dilleri onları yerlerinde tutan kurumsal dayanaklarını kaybetmeye başladılar. Avrupa kültürel geçmişinin büyük bir kısmının sonuydu bu. Birkaç yıl içerisinde diğer "pratik olmayan" konular da benzer bir düşüş yaşadı. George Orwell, 1930'ların sonlarında yeni neslin İncil'i bilmediğini ancak Picture Post okuduğunu ve manyetoyu bildiğini söylüyordu.
Sayfa 444·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yeni yapı: 1900’lerin kültürel devrimi
1902 yılında Fransız Eğitim Bakanı Georges Leygues, Fransız okullarının taçlandırıcı sınavı baccalauréat için reform talepleriyle karşılaştı. Klasiklere büyük ağırlık veren geleneksel müfredatı savundu: "Klasik ruh tüm zamanlara ve tüm ülkelere aittir, çünkü bu saf aklın tarikatıdır ve güzellik için kayıtsız arayışın..." Eski Avrupa'da bu sözler anında anlaşılırdı. 20. yüzyıldaysa bunlar anlamsız sayıklamalara dönüşmüştü.
Sayfa 443·Kitabı okudu
WW1 ve enflasyon
Hükümet kendi adına savaş çabalarına giderek daha fazla harcamak zorundaydı. Rusya'nın bütçesi 1913-14'te 4.000.000.000 rubleyken 1916'da neredeyse 30.000.000.000 rubleye yükselmişti. Bu ancak para basarak, teorik olarak Devlet Bankası'ndan krediler alarak yapılabiliyordu, banka da hükümetin borç senetlerinin bir "güvence" olduğu kurgusunu kabul ediyordu. Rusya'da basılan para 1914'te 2.000.000.000 rubleyken, Ekim 1917'de neredeyse 20.000.000.000 rubleye yükseldi. Bunun kendisi para arzının küçük bir kısmıydı çünkü bankalar aynı zamanda öyle bir ölçekte kredi veriyorlardı ki, savaştan önce müşterilerini böyle finanse etmek zorunda kalacakları hayal bile edilemezdi ve bunu ne kadar başardıkları hâlâ ölçülemiyor. Bu Almanya, Avusturya ve Macaristan'ın da 1920'lerin başlarında deneyimledikleri bir süreçti. Üç vakada da para basmak üretim ve istihdamı sürdürmenin tek yolu gibi görünüyordu ve tüm bu vakalarda bu pratik 1923'e kadar sürdü. Öteki ülkelerde özellikle İngiltere'de yüksek vergiler ve savaş kredileri enflasyonu en azından makul sınırlarda tutuyordu (pound 1919'a gelindiğinde değerinin üçte ikisini kay- betmişti, franksa dörtte üçünü). Rusya'da böyle değildi.
Sayfa 421·Kitabı okudu
WW1’in sonuçları
Birinci Dünya Savaşı, Avrupa tarihinde benzeri görüşmemiş bir dönemin dramatik sonu olmuştu; bu dönem, bir medeniyet ve bütününde bir uluslararası barış dönemiydi. 1815 sonrasının hem siyasi hem de uluslararası çatışmalarında yaşanan sivil ve askerî kayıplarının 1916'nın büyük muharebelerinde bir günde yaşanan kayıpları aşmıyor olması muhtemeldir. Temmuz 1914, siyasi ve askerî katliam neslinin açılışını yapmıştı, ironik olarak bunlar sıklıkla "İlerleme" adına yapıldı; aynı zamanda yine ironik olarak en öz bilinçli "İlerici" hareket olan komünizm, kendi kökenini 1914-18'in acımasızlıklarına ve absürtlüklerine karşı yapılan devasa bir protestoya borçluydu.
Sayfa 418·Kitabı okudu
WW1’de ilk saldırılar
Generallerin kendileri de istisnasız olarak kısa bir savaş için hazırlık yapmış ve böylece uzun bir savaş yürütme şanslarına korkunç hasar vermişlerdi. Başkalarını eğitmek gibi daha makul bir biçimde kullanılabilecek çok sayıda kişiyi yanlış çatışmalarda heba etmişlerdi. Elbette bu, 1914'ün ruh hâli kadar İttifak sisteminin gerekleriyle de örtüşmekteydi. Almanya, Rus ordusu sahaya inmeden önce Fransa'yı devirmek zorundaydı; başka şekilde ifade edersek Almanya'nın Belçika'ya girip, Fransızları kanattan aşıp kuşatması ve otuz gün içerisinde Paris bölgesinde olması gerekiyordu. Bunun sonrasında Ruslar iyi durumda olacaklardı ve Doğu Prusya'ya ve belki de Berlin'den yalnızca yaklaşık 160 kilometre uzaklıktaki Vistula'ya gerçek saldırıyı başlatacaklardı. Avusturyalılar da benzer şekilde kendilerini Sırbistan'ı devirmeye adamıştı. Ruslar, Almanya'yı seferberliğin on beşinci gününde — "M 15" planı — işgal edecek bir Kuzey-Batı Ordu Grubu oluşturmak için ellerinden geleni yaptı. Fransız genelkurmayı 1911'e kadarki planlamalarında ihtiyatlı davranmış, ancak Joffre 1911-1912'de "Plan XVII"yi Alsace'a yönelik bir saldırı planıyla değiştirmişti. Bunu artık mümkün göründüğünden, Rusya'nın Doğu Prusya'ya saldırısını eş zamanlı olarak desteklemek için yapmıştı. Bu ilk saldırıların tamamı kötü sonuçlandı. Söz konusu saldırılar dört unsura bel bağlamıştı: Süvariler, devasa piyade yığınları, (havada patlayan) şarapnel bombardımanları ve toplu süngü hücum taktikleri. Savaşın ilk kaybı süvariler oldu. Eskiden atlı birlikler silahların ateşlenebildiğinden daha hızlı olabiliyordu — örneğin, Hafif Süvari Tugayı Hücumu'nda süvariler başlangıçta büyük kayıp yaşasalar da en azından Rus silahlarının hızına yetişebilmişlerdi. 1890'larda ağır silahlar alanında gerçekleşen seri ateşleme devrimi bu
Sayfa 391·Kitabı okudu