"Ulusal Verimlilik" ve Sammlungspolitik (1896-1904)
1896'dan sonra, tarihte ilk kez popülerleşen bir emperyalizm coşkusu yaşanmaktaydı. Açılışı Etiyopya'yı işgal ederek (ve Adva'da büyük bir bozguna uğrayarak) İtalyanlar yapmıştı. 1897'de Almanya da Tirpitz büyük savaş donanmasını inşa etmeye başladı. 1898'de Birleşik Devletler ile İspanya savaşa tutuştu ve İspanya, Pasifik ve Karayipler'deki varlığını kaybetti. 1899'da İngilizler Boerlerle savaşa girdi. Fransa Afrika'nın merkezindeki imparatorluğunu genişletiyordu ve yukarı Nil'de, Faşoda'da İngiliz güçleriyle burun buruna gelince savaş paniği oluştu. 1898'de Fransa-Rusya ittifakı gerilmeye başladı. 1904-1905 yılları arasında Rusya ve Japonya savaştı. Bu emperyalizm, 1880'lerin başında gelişigüzel gelişen örnekteki gibi değildi. 1880'lerin başındaki örnekte, en azından, Afrika'nın "dikkatsizce" paylaşıldığı iddia edilebilirdi. Şimdiki ise vergileri düzene konmuş bir yönetimi, daha pratik bir eğitim arayışını ve İngilizcedeki ifadesiyle “ulusal verimlilik”i (national efficiency) içeren tutarlı bir programın parçasıydı. Programın taraftarları, siyasi sağ ile ılımlıları emperyalist ülküde birleştirme arayışındaydı; program, mevcut hâliyle azılı solculara karşı mülkiyet hakkını savunan bir dizi partiyle işbirliği sağlayacak, proleterlerin yeni bir imparatorluğa gönderilmesiyle ya da yerel endüstriye aktarılan emperyal ganimetin yardımıyla da sınıf savaşının şiddeti yumuşayacaktı. Bu, Alman siyaset adamı Johannes von Miquel'in Sammlungspolitik sözcüğüyle kastettiği şeydi. Von Miquel Katolikleri, muhafazakârları ve liberalleri Reichstag'ta çoğunluğu oluşturacak şekilde bir araya "toplayacaktı" (sammeln).