Arda Uludağ

Arda Uludağ
@uldgarda
Serbest Piyasa Anarşisti
1930'larda üretimde tasarrufa yönelik girişimlerde bulunuldu. Büyük Britanya'da, tam da sütün gerçekten pazarlanmasını engellemek, sütü maden kuyularına boşaltmak için oluşturulmuş bir Süt Pazarlama Komitesi vardı. Yine de en iyi biçimde örgütlenmiş ülkelerde bile bu türden uygulamalar başarılı olmuyordu; zira üreticiler fazlasıyla parçalanmış ve dağınıktı, ayrıca uluslararası düzeyde de etkili değillerdi: Örneğin, 1931-1932'de Sovyetler Birliği 6.000.000 ton hububatı hâlihazırda düşmekte olan hububat piyasasına yığdı. Hububat, neredeyse kelimenin gerçek anlamıyla, köylünün ağzından alınmış ve bu da kıtlığa sebep olmuştu. Stalin'in endüstri planını başlatacak yabancı makineler için ödeme yapmak üzere anlaşma yapıldı. Bu durum dünya hububat piyasasında karmaşaya neden oldu.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Reklam
1882-84 ve 1890-93 ekonomik krizleri
Belki de, Büyük Buhran'ın erken 1880'ler ve bilhassa 1890'ların başındaki iki ana ekonomik canlanma anının, 1929-1933 yılları arasında yaşanan Büyük Çöküş'tekine benzer koşulları neden üretmediği düşünmeye değerdir: Bir başka deyişle, dünya ticaretindeki çöküşe (1932 itibarıyla, üçte ikilik bir oran) ilaveten işsizlikteki büyük artış ile mal ve imalat fiyatlarında yaşanan genel büyük düşüş. İki kriz arasındaki en bariz fark ilk krizde uluslararası para sisteminin ayakta kalabilmesiydi. Para arzı hayati bir unsurdu. Buhran 19, yüzyıl iktisatçılarını şaşırtmamıştı ve ona tümden kötü bir durum olarak bakmıyorlardı. Şayet iş gücü ve işletmeler kendilerine piyasa ortalamasının çok üzerinde fiyat biçselerdi ikisi de çökerdi. Çiftçiler denizaşırı rekabete karşılık vermeselerdi 19. yüzyılın sonunda birçoğunun yaptığı gibi faaliyetlerine son verirlerdi. Ancak bu müflis unsurlardan doğrudan ya da dolaylı etkilenmeyen herkes için ortaya çıkan sonuçlar kârlı olacaktı: Aynı malları çok daha ucuza ve muhtemelen daha iyi kalite beklentisiyle satın alabileceklerdi. Üstelik bu durum 19. yüzyılda, şehirlerin refah düzeyinin yükseldiği bir zamanda yaşanıyordu. Bu süreç bir süreliğine nahoş olsa da insanlar sonradan kendi yollarını bulacaklardı. Zamanla kullanılmayan fazla sermaye ve iş gücü de yeniden faaliyete geçecek ve nüfusun büyük bir kısmının, düzenli olarak satın aldığı mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki düşüşten dolayı, harcayacak daha fazla parası olacaktı: İktisatçıların "tüketim marjı" olarak bildikleri olgu ortaya çıkıp bu alanı yeni mal ve hizmetlerle dolduracaktı. Tekrar söylemek gerekirse, tüm bunlar 19. yüzyılın sonunda yaşanmıştı. Yiyecek fiyatları (ve diğer fiyatlar da) düşmüş, dolayısıyla insanlar da daha refah bir yaşam düzeyine kavuşmuşlardı, aradaki açık bir dizi
Sayfa 44·Kitabı okudu
1870-1914 Avrupası, tekrar
"Büyük Buhran" hem kasabalardaki mülkleri ve kömür madenleriyle aristokrasi için, hem genel olarak tahvil faizleri olmadan ayakta kalamayacak olan burjuvazi için, hem büyümekte olan şehirli alt-orta sınıf için, hem de işçi sınıfının daha iyi durumda olan bir kesimi için mükemmel bir dönemdi. Bu dönem, buhranın kalbi yiyecek fiyatlarında attığından çoğu köylü, çoğu seçkin ve yüksek aristokrasinin önemli bir kısmı için zorlukların arttığı bir zamandı. Artık harcayacak daha fazla parası olduğundan, şehirli insanlar da daha fazlasını satın alıyorlardı. Sonuç mal, hizmet ve teknik ilerlemelerdeki muazzam çoğalma oldu. Buradaki can alıcı husus, 19. yüzyılın mali istikrar dönemi olmasından dolayı, tarımdan endüstri ve şehirlere geçişin yönetilebilir olmasıydı. Altın standardı hüküm sürüyordu.
Sayfa 44·Kitabı okudu
1880’ler mimari için genel olarak iyi bir zaman değildi. Muhtelif tarihî stiller gelişmişti ve binaların mimarisi geç dönem Gotik mimari ile İtalyan Rönesansı ve “Pont Street Dutch” arasında yapılıyordu.
Sayfa 42·Kitabı okudu
1880’lerde Turizm sektörünün gelişimi
1870'ten sonra Avrupa öğretmenler, din adamları, küçük esnaf ile her türden mal ve hizmet tedarik edenlerden oluşan kendi topluluklarına sahipti: Mal ve hizmet tedariki, söz konusu dönemde tüm ülkelerde gelişme gösteren (birincil önemi haiz tarımdan ve ikincil önemi haiz imalattan farklı olarak) “üçüncül" bir sektördü. 1880'lere gelindiğinde, bu devasa kitle, tatillerini evlerinden uzak yerlerde geçirmeye başladı. Ucuz emek ve yemek otellerin de gelişebilmesi demekti: İngiltere'de, Blackpool en hızlı gelişen şehirdi, ancak Yorkshire burjuvazisi (bilhassa Leeds ve Bradfordlu tekstilciler) için Yorkshire'daki Scarborough ile büyük otelleri ve Glasgowlu burjuvalara yönelik özenle hazırlanmış golf kurslarıyla Ayrshire sahilindeki Troon'un da Blackpool'dan aşağı kalır yanı yoktu. Avusturya'da ise kaplıcalar zenginleşmişti. Galler prensi, Alman ve Avusturya-Macaristanlı generaller ve tabii ki Avrupalı aristokratların ziyaret ettiği Karlsbad (Karlovy Vary) harikulade bir yerdi. Karlsbad'ı, 1880'de 26.450, 1890'da ise 34.296 turist ziyaret etmişti. Marienbad'ın da ondan aşağı kalır yanı yoktu. İmparator Franz Joseph'in orada bulunuşu, küçük Bad Ischl şehrini popülerleştirmişti. 1886'da 6.431 ve 1896'da 13.599 kişi şehri ziyaret etti. 1886'da 215 kaplıca (Kurorte) varken, bu sayı 1896'da 248'e ulaştı: Bu artış, kısmen, çokuluslu Avusturya'da bir bölgedeki kaplıcanın gelişiminin rakip bir başka bölgedeki başka bir kaplıcanın gelişiminden aşağı kalmamak zorunda olmasından kaynaklanıyordu. Bunun dışında her şehirde yeni oluşan talebe uygun büyük restoranlar vardı: London's Café Royal, Romano's (Piccadilly'deki) ve Trocadéro'nun benzerleri başta Paris olmak üzere her yerde bulunuyordu. Ayrıca restoranda akşam yemeği yemek gösterişli olmasına rağmen illa ki pahalı olmayan bir
Sayfa 41·Kitabı okudu
Reklam