Dolayısıyla, eylem, bireylerin, gayelerine ulaşacağına inandıkları şekillerde amaçlara yönelen davranışlarından oluşur. Eylem, arzu edilen bir amacı ve “teknolojik fikirleri” ya da bu amaca nasıl ulaşılacağına dair planları gerektirir.
İnsanlar, kendilerini belirli bir çevre ya da durum içinde bulurlar. Bireyin, amaçlarına ulaşmak için bir şekilde değiştirmeye karar verdiği şey, bu durumdur. Fakat insan, sadece çevresinde bulduğu sayısız unsurla çalışabilir ve onları amaçlarının karşılanması için yeniden düzenleyebilir. Herhangi bir eyleme atıf yaparak, bireyin dışındaki çevre iki kısma ayrılabilir: Kontrol edemeyeceğine ve öylece bırakılması gerektiğine inandığı unsurlar ve amaçlarına ulaşmak için değiştirebileceği (veya, daha doğrusu değiştirebileceğini düşündüğü) unsurlar. Bunlardan ilkine, eylemin genel koşulları, ikincisine kullanılan araçlar denilebilir. Dolayısıyla, bireysel aktör amaçlarına ulaşmak için değiştirmek istediği bir çevreyle yüz yüzedir. Eylem için, onun, amaçlarına giden yollar, yani araçlar olarak, çevrenin bazı unsurlarını nasıl kullanacağı hakkında teknolojik fikirleri olmalıdır. Bu nedenle, her bir eylem, arzu edilen belirli amaçlara ulaşmak için, bireysel aktörler tarafından araçların kullanılmasını içermelidir. Dışsal çevrede, genel koşullar hiçbir bir insan eyleminin konusu olamaz; eylemde sadece araçlar kullanılabilir.