İnsan, zamanla birinci icada, bir ikincisini ilave etti veya ilk icadını geliştirdi. Bir eşyayı, bir mahluku kendi hizmetinde kullanmayı öğrendi. O zaman, insanın asil yaratıcı faaliyeti, bugün de müşahede ettiğimiz şekilde, kendini göstermeye başladı. Yontulmuş taşın kullanılması, vahşi hayvanların ehlileştirilmesi, ateşin keşfedilmesi v.s. gibi icatların her biri zamanımızda bizi hayret içinde bırakan bütün icatlara ulaşıncaya kadar, yapılan bu hareketler esasında, gayet açık bir şekilde, ferdin yaratıcı çalışmasına işaret eder. Bu icatlar ne kadar yeni, ne kadar önemli veya ne kadar çok hayret verici bir vasfa sahip iseler bütün bu buluşların ferdin yaratıcı mesaisine işaret ettiği hakikati daha açık olarak gözümüze çarpar.
Kesin esaslara dayanarak biliyoruz ki, çevremizdeki icatların tamamı, tek başlarına fertlerin yaratıcı kuvvetlerinin ve çalışmalarının sonucudur. Bütün bu buluşlar, neticede insanı, hayvanın üstüne çıkarır ve kesin bir şekilde onu, hayvandan ayırır.