Sonra bir gün kızı Facebook sayfasından sevgili hocamızın öldüğünü ilan etti.
Tayland'dan Slovenya'ya kadar dünyanın dört bir tarafından öğrencileri binlerce üzüntülü yorumlar yazdılar. Sevilmek böyle bir şeydi.
Sınıf meselesi doğma büyüme solcu da olsa, kapitalist, antikapitalist, padişah torunu, sıradan bir öğretmen, avukat, gişe memuru, imam, bakkal, hamal, terzi, işsiz de olsa herkes için vardı ve herkes kendi çapında bunu yaşıyordu. Sınıf yalnız ekonomiyi değil, sosyal hayatı da döndüren bir çarktı.
Ama hayat böyleydi, illa bir yerde insana hiç istemediği soruları sorduruyordu, daha kötüsü bazen insan kendini iyi hissedeceği cevaplara inanmayı istese de inanamıyor; saf, çıplak, en hakiki gerçeği bulmak istiyor ama gerçekle yüzleşmeye de gücü yetmediği için arafta kalıyordu. Arafta olmak korkunçtu ve ben E.'yi severek otuz yıl arafta yaşadım.