"Bir kadın yeterince severse bir erkeği değiştirebilir."
Bu inanış öyle güçlü, öyle yaygındır ki bireysel ve toplu ruhsallığımızın içine işlemiştir. Bir insanı sevgimizin gücüyle değiştirip iyileştirebileceğimize, hatta kadınsak bunun görevimiz olduğuna dair üstü kapalı kültürel varsayım, gündelik söylem ve davranışlarımıza tekrar tekrar yansır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir terapist olarak yeni bir hasta kabul ettiğimde, onunla ilgili en önemli bilgilere ilk görüşmemizde ulaştığımı belirtmeliyim. Söyledikleri, söylemedikleri, dış görünüşü -duruşu, kişisel bakıma gösterdiği özen, yüz ifadeleri, tavırları, mimikleri, ses tonu, göz teması kurup kurmaması, tarzı- bana hastanın dış dünyada, özellikle de stres altındayken nasıl var olduğuna dair bolca bilgi verir.
Bart gibi alkol veya madde bağımlıları, kullanmayı bıraktıklarında vücut kimyalarının düzene girmesi ve sistemlerinde herhangi bir madde olmadan, normal şekilde cinsel tepkiler verebilmeleri bir yıl ya da daha fazla zaman alabilir.
Bir şeyleri yüzümüze gözümüze bulaştırsak da hepimiz kendi hayatımızın sorumluluğunu taşıdığımızı hissetmeliyiz. Biri bize yardım ettiğinde, bu yardımın ima ettiği güç ve üstünlüğe içerleyebiliriz. Dahası, bir erkeğin bir kadından cinsel olarak etkilenmesi için sıklıkla ondan güçlü olduğunu hissetmesi gerekir.
Ucu açık ilişkiler derin bir yakınlık kurmadan birlikte olma güvencesi sağlar ancak evlilik gibi bağların kurulması, kendini koruma çabasıyla duygusal bir uzaklaşmaya neden olabilir.