Bir eylem tamamlandığında olmuş bitmiştir; bir daha değiştirilmez. Biri harekete geçip bir şeyler yaptıktan sonra kendisini bu eylemlerle bağdaştıramadığı için değiştirmek istese de bunu yapamaz; yapılmış olan şeyler öylece kalır: kendi hapishanesi gibi. Birisiyle evlendiyseniz da maddi açıdan örnek verecek olursak, hırsızlık yapıp yakayı ele verdiyseniz ya da birini öldürdüyseniz, gerçekleştirdiğiniz eylemlerinizin sonuçları sizi kıskaçlarıyla öyle bir sarmalar ki yaptıklarınızın ağırlığını üzerinizde ve etrafınızda yoğun, solunması güç bir hava gibi hissedersiniz; o eylemlerin sorumluluğunu ve istemediğiniz ya da öngörmediğiniz sonuçlarını da üstlenmek durumunda kalırsınız. Ve ne yaparsanız yapın, bir daha da kurtulamazsınız.
... Tarih kadar dinlendirici bir şey yok. Hayatta her şey gözünüzün önünde sürekli değişiyor; hiçbir şey kesin değil; sizi tedirgin ve huzursuz eden olayların nasıl dengeleneceğini, nasıl sonuçlanacağını bilememek bitmez tükenmez bir kaygıdır. Tarihte ise tam tersi her şey belirlenmiş, her şey sabitlenmiştir: olaylar ne kadar acı olursa olsun, ne kadar üzüntü verirse versin hepsi işte orada otuz kırk sayfalık kitabın içinde en azından düzgün bir şekilde sabitlenmiştir: artık oradadırlar; ve bir daha asla değişikliğe uğramayacaklardır...
Ama söylesene, birisi kalkıp da seni nasıl görüyorsa başkalarını da seni öyle görmeye ikna etmek için uğraşıyorsa, senin hakkındaki düşüncelerini başkalarının kafasına sokmaya çalışıyorsa ve de başkalarının seni farklı görmelerine ve yargılamalarına engel oluyorsa insan nasıl rahat olabilir?
Bugüne kadar bu hayatın içinde bir adam olduğuma inanmıştım. Bir adam işte, hepsi bu. Hayatın içinde. Sanki kendimi tamamen kendim yaratmışım gibi. Ama o bedeni ben yaratmadığım gibi ve o ismi de ben vermediğim gibi dünyaya gelişim de kendi isteğim dışında, başkaları tarafından olmuştu; aynen böyle, kendi isteğim dışında; aynı şekilde pek çok şey isteğim dışında başıma gelmiş, içime nüfuz etmiş ya da etrafımı sarmıştı; pek çok şey bana başkaları tarafından yapılmış ya da verilmişti ve daha önce hiç düşünmediğim, hayalini bile etmediğim bu şeyler şimdi tuhaf, düşmanca imgelere bürünmüş üstüme üstüme geliyorlar.