Büşra Uluçak

Büşra Uluçak
@ulucakbusra
8 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·637 syf.··
2026 3. kitabı
·
119 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 19:07
Yaşamın boyunca ya inanmadığın bir şeye inanıyormuş gibi rol yapacaksın ve bir süre sonra bu senin doğrun olacak ya da tüm bunların yalan olduğunu kabul edip yaşantını bu yalanlara katlanmak zorunda olmayacak şekilde kuracaksın. Yani ya sistemi kabul edeceksin ya da sistemden tamamen çıkacaksın. Hangi zamanda olursan ol 1800lü yılların sonunda yazılan bu romanda dahi çözüm hep aynı. Ancak bu kitabı okuduğunuzda da sistemden çıkabilmeniz için aynı günümüzdeki gibi belirli bir sınıfa ait ve belirli bir güce sahip olmanız gerektiğini bir kez daha görüyorsunuz. Tabi bu konuma geldiğinizde de alıştığınız zevklerden ve yaşamdan feragat etmek en başta olduğunuz kişiye göre daha da zorlaşıyor. Ki kitabın sonunda ne olursa olsun Maslova için hayatını bir kenara bırakmış kişiyi görmüyoruz. Kendi içini rahatlatacak kadar fedakarlık yapmış, hala yüzeysellikten etkilenen Nehlüdov’u görüyoruz. Yozlaşmış Rus toplumunda herkesten farklı ve daha iyi bir insan olduğunu düşünen ancak sorumluluklarını gerçekten yerine getirmek için eylemde bulunmayan, kendini herkesten üstün gören kibirli adamı.
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,5bin okunma
Reklam
6/10
·479 syf.··
2026 1. kitabı
·
71 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 17:37
Gogol’un yazım dilini ve anlatımını öykülerinde çok beğensem ve büyük bir beklentiyle bu romanı okumaya başlasam da roman yazımının tam bir hayal kırıklığı yarattığını söyleyebilirim. Özellikle ilk ciltte anlatıcının sürekli müdahalesi bir şeyi açıklama çabası beni kitaptan çok uzaklaştırdı. Sanırım bu romanı yazarken Gogol’un yaşadığı psikoz durumu da bunda bir etken. Sürekli müdahale etme, kendini anlatma, ifade etme çabası belki de bu yüzden bu kadar çok mevcut ve olay akışında iğreti duruyor. Geçirdiği bir psikoz atağında romanın ikinci cildini yakması ve kısa süre sonra hayatını kaybetmesi de buna açıklık getiriyor aslında. Kitabı okurken yazarın iyi bir ruh halinde olmadığını hissedebiliyorsunuz. Bu yüzden kendinizi anlatıya bırakamıyorsunuz. Keza siz isteseniz de yazar izin vermiyor. Üzülerek 6…
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
9/10
·88 syf.··
2025 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 00:22
Uzun zamandır Rus edebiyatı okumuyordum, bu kitabı okuyunca o büyüye tekrar kapıldım açıkçası. Toplumda yalnızlaşan ve yalnızlığı ile mutlu olan bireyin toplumda uyandırdığı rahatsızlığı çok güzel bir şekilde yansıtmış Çehov. Çok kısa ama bir o kadar da yazıma doyurucu bir eser.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Can Yayınları · 202087,2bin okunma
8/10
·712 syf.··
2025 3. kitabı
·
59 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2025 19:10
Kitap öyle akıcıydı ki eğer zamanım olsaydı bir oturuşta tüm kitabı okuyabilirdim. Charles Dickens, karakterin hayata ve duygulara karşı toyluğunu ve gelişimini çok güzel aktarıyor. Edebi dili öyle yerindeydi ki ne çok sade ne de çok süslü diyebilirim. Kendi çocukluğu ile karakteri özdeştirmesi sanırım kitabı okumaya değer kılıyor ve yazılanları okurken çoğu şey iğreti durmuyor. Kitabı yazmayı bitirdiğinde romancı bir arkadaşının sonunu beğenmemesi üzerine sonunu değiştirmişse de orijinal sonu daha çok beğendiğimi söyleyebilirim. Karakterin kitabın başından itibaren geleceğe yönelik umudunun altında hiçbir eylemi söz konusu değilken , geleceğinin şekillenmesi için salt dışarıdan bir eylem ve yönlendirme beklerken orijinal sonda beklemeyi bıraktığı bir kabulleniş görüyoruz. Başkasının eyleminin mutluluğunun kaynağı olabileceği yönündeki umudunun tükendiği, artık kendi yoluna bakması gerektiği, yüzümüzde buruk bir gülümseme bırakan daha iyi bir son.
Büyük UmutlarCharles Dickens · İş Bankası Kültür Yayınları · 202118,4bin okunma
8/10
·736 syf.··
2025 2. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2025 16:29
Bu kitabı okumaya başlamadan önce hakkında çokça “sadece bir balina kitabı değil” şeklinde söylemler duymuştum. Bu söyleme yer yer hak verdiğim, yer yer yeni bakış açısı kazandığım ve yer yer de etkilendiğim anlar olsa da kitaptan arzuladığım kadar heyecan duyamadım. Herman Melville’in daha önce sadece Katip Bartleby adlı öyküsünü okuduğum için yazarın edebi diline dair çok bir bilgim olmadığından bu noktada fazla beklentiye girerek kitaba başladığımı da ayrıca belirtmeliyim. Yazınsal işlevi ağırlıklı kitapların içine daha çok çekilen biri olarak bu kitabı biraz inat ederek okudum açıkçası. Yazarın, anlatıcının ruhuna tam bürünemediği ve bu olmamışlıkla birlikte okuyucuyu yüzeysel bir kandırma çabasına girdiğini fazlasıyla hissettiğim oldu. Ancak beklentimi bir kenara bıraktığımda kitabın bütünü hakkında şunu söyleyebilirim: “Sadece bir balina kitabı olmamasının yanı sıra hayatı özümsemek ve harekete geçmek isteyen için kendini bulma yolculuğunda bu kitap bir ibre görevi görebilir. Ne olmak istediğin ya da ne olmak istemediğin. Aradığın ya da aramadığın. Bulduğun ya da bulduğunu sandığın. Aynı zamanda da olur da bir gün istersen nasıl balina avlayabileceğin, ya da avlayamayacağın.:)”
Moby DickHerman Melville · Yapı Kredi Yayınları · 20217,3bin okunma
Reklam