Erzâde

Sözün özü: İyiliğe nezaketin, bilgiye üslubun, imana muhabbetin, dindarlığa görgünün eşlik etmesi beklenir. Bütün bunlar, "edeb" dediğimiz harç cümlesindendir.
Reklam

Erzâde

, bir kitap okudu
9/10
·176 syf.·
Beğendi
·
33 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2022 20:49
·
2022 2. kitabı
Murat Küçükçifci
9/10 · 3 okunma
Seyyar satıcıdan çay, simitçiden simit alıyorlar. Simidin yarısını oradaki kuşlarla paylaşıyorlar. Her şey eski günlerdeki gibi olsun istiyorlar. O yüzden pazardan evlerine, yiyebileceklerinden fazlasını taşıyorlar. Çocuklarından, ölmüşler gibi değil, küsmüşler gibi bahsediyorlar. Onlar için dil, sandığımızdan daha şiddetli bir şey. Bizim için dil ve konuşmak, fikir aktarmaya, duygu göstermeye yarıyor. Dil bir araç bizim için. Onlarsa o kadar yalnızlar ki, dil onlar için sadece var oluşuyla, sadece dil oluşuyla hayatî. Ne konuştuğunuzun artık bir önemi yok o kertede. Konuşup konuşmadığınızın, bir dinleyen bulup bulamadığınızın önemi var. Bu insanların gözlerinde, dile duyulan, ilkel, arkaik, vahşi bir arzu gördüm. Ve inanın bu çok yaralayıcı.
Nefha İle Sâdır Olan... İnsan, kendini aidiyetler ötesinde, keyfiyet ve kemmiyetin zirvesinde görmek istiyorsa, yaratılan her şeyin üzerinde bir ruh fikri betimlemesi mecburidir. Gayesini arayan, dünyanın bir üst perdesi olduğunu ve necâtın orada bir nur hâlesi olarak beklediğini tahayyül edebilen insan, her çocuk gibi dünyanın kurtarıcısı olmaya namzettir. Bu haleti ruhiye çocukların fıtratı içre, beşer olan her şeyden ötede olma iştiyakıdır. Yaratılan her şeyin üzerinde düşünme çabası gösteren insan, ilahi rayihayı damarlarında hissedecektir. Kâf dağının üzerinde olmak isteyen insan, beşere yüz çevirir. Keşf kapılarına yüz sürer ve hak ile batılın kıstasından geçer. Eşyanın hakikatini hayatına teşmil etmek isterken, beşerin yerini arza konumlandırır. Dünyanın maslahatına dair bir şeyler elde etmek isteyen insan, dünyayı aşkın bir aşkla görmelidir beşeri. Arzın üzerinde olanlar insanın eliyle beri attıklarıdır. İnsan, elinin berisiyle dünyayı iterken, avuçları arasına, dünyayı aşkın olan göklerden âb-ı hayat doldurur. Tüm bunların bağlamında insanın özü, beşeri ruhundan öteleyendir. Bu ruhî riyazetle insanın gaye hududu ve şahika noktası, Miraca iz bırakacak irtifadadır. Dünyaya bir necât rayihası esmesini dilerseniz, insanın seyr ü devrini nesillerinize materyalist bir ütopya kurgulayarak değil, nefha-yı Cibrîlin sirayet ettiği, yine onun kanadıyla sardığı hakikatin muştusu haliyle anlatın. 'emre 27 Receb - 1443
İnsan ve Toplum
Sen de Muhammedi olan ne var ki, benden Ebubekir olmamı bekliyorsun. Şeref Akbaba
Reklam