İnsanlar bedenleri üzerinde hakimiyet kurma,irade vs.üzerine bir sürü felsefe yaptılar,ahlaki sistemler geliştirdiler,bedenin tutkuları üzerindeki hakimiyet vs…bunu ahlaki ideal haline getirdiler.Ama bedenlerinin ne yapıp ettiğini,neye gücü yettiğini,aslında bedenlerinin neler yapabileceğini bile bilmiyorlar.
Kalabalıklar ona göre gerçekten pek akla uygun yaşayan varlıklar değildi,hiçbir zaman olmazlar,kalabalık haliyle insanlar her zaman duygusal savruluş halindedir,yani sürüdürler bir anlamda.
Eğer bir kurala zorla uyuyorsan,senin dışında bir neden seni uyduruyorsa bir kurala,kural önceden verilmişse ve senin içinde yer etmemişse bu kural,başka bir deyişle bu kuralı sen kendin koymamışsan,kendi davranış kuralını,kendin a priori olarak koymuyorsan ahlaki bir varlık değilsin,çünkü özgür bir varlık değilsin.
Kafamızdaki tek bir tasarım bilme yetimizi asla doyurmacaktır, çünkü”yeşil”demek bir bilgi oluşturmaz.Ama”ağaç yeşildir” dediğinde,yani en az iki tasarımı bir araya getirdiğinde ya da bir tasarımın ötesine geçebildiğin ölçüde,bir bilgi,bir bilme edimi oluşacaktır.