6/10
·512 syf.··
2026 62. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 20:41
Merhabalar İlk kitabı çok sevememiş, hatta anlatımındaki kopukluklar ve karakter gelişimindeki eksiklikler yüzünden seriye karşı oldukça mesafeli kalmıştım. Buna rağmen finalin bıraktığı merak hissiyle ikinci kitaba da bir şans vermek istedim. Ne yazık ki benim için çok büyük şeyler değişmedi. İlk kitaba göre Alexis’in karakterinde ufak da olsa bir gelişim vardı. En azından artık sürekli sindirilen, korkak ve pısırık hâli biraz geride kalmaya başlamıştı. Ancak bunun dışında yine aynı dağınık anlatım tarzıyla karşılaştım. Bölümler arasında geçişler çok kopuktu; bir olay yaşanıyor derken bir anda bambaşka bir sahnenin içinde buluyorsunuz kendinizi. Kitabın içine tam girecekken sürekli o akış bozuluyor. Yazarın alaycı ve mizahi bir anlatım dili oluşturmak istediği çok belli ama bende maalesef karşılığını bulmadı. Hatta bir noktadan sonra bunun çeviriden mi yoksa tamamen yazarın kaleminden mi kaynaklandığını sorgulamaya başladım. Çünkü bazı ifadeler çok garip hissettiriyordu; yer yer atasözü kullanımları bile gözüme battı. Eğer orijinal metindeki deyimler çevrilirken sorun yaşandıysa bunu anlayabilirim ama sorun yazardaysa da gerçekten bu kadar güçlü bir konunun çok daha iyi işlenebilirdi. Serinin en güçlü tarafı hâlâ evreni bence. Yunan mitolojisi, tanrılar, yeraltı halkı, Sparta düzeni, Medusa ve Titanlarla ilgili gizemler gerçekten ilgimi çekmeye devam ediyor. Özellikle Medusa tarafında verilen bilgiler ve olayların gidişatı ikinci kitapta merakımı canlı tutan en önemli detaylardan biriydi. Romantizm tarafına gelirsek… Hâlâ karakterler arasındaki bağ bana tam olarak geçmedi...erkeklerin sürekli konuşması ifadeleri var ama eylem desen sıfır yani Aksiyon tarafı da beklediğim kadar güçlü değildi. Sürekli bir hareket varmış hissi verilse de okurken bana oldukça durağan
1000Kitap
Herakles'in BağlarıJasmine Mas · Juno Kitap · 202627 okunma
10/10
·864 syf.··
2026 97. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 14:37
Selamlar. Kitaplığımda ki okumadığım kitapları bitirmek adına başladığım serüvende bugün ki eşlikçimle geldim. Baştan söyleyeyim acayip minnoş bir yazarı var. Ara ara kitapla ve karakterlerle alakalı dedikodu yapmak bana çok iyi geldi. Gelelim konumuza! Asude bir mağazada satış görevlisi olarak çalışıyor. Aslında kendisi veterinerlik mezunu ama malum ülkemizde üniversite bitirmek yeterli bir kaide sayılmıyor artık. Ancak o halinden memnun. Çünkü annesi ve babasıyla Çanakkale'de azıcık aşım kaygısız başım, sağlıklı ve mutlu bir hayatı var. Ta ki babasının son dönem ki durgunluğuna kadar. Bu durgunluğun sebebini öğrendiklerinde ortalık baya karışıyor. Babası amcası için kefil olmuş ve borçlar almış başını gitmiş. Yılların emeği ile alınmış evde tehlikede. Asude iş yerinde arkadaşına bu durumu anlatırken çarşıda birkaç kez gördüğü o adam da bunları duymuştu. Savaş evlenmek istemiyor ama babaannesinin de dayatmalarına artık dayanamıyordu. Asude'ye bir teklifte bulundu. Kaçınılmaz ve bayıldığım o klişe ortaya girdi. Anlaşmalı evlilik! Kitapta resmen Asude ve iç sesleri beni krize soktu. Asude'nin halasından ve amcasından ivedilikle nefret ettim. Tamam. Maalesef her ailede böyle akrabalar vardır ama bunlar çok ekstraydı ya! Melike hepimizin aradığı ama çoğumuzun bulamadığı o mantık tarafımızın konuştuğu arkadaştı. Ben bu kızdan razıyım. Savaş ile alakalı kararı mı sayfalar ilerledikçe şekillendi diyebilirim. Çünkü başlarda evlenmek için daha doğrusu evlenmemek için kurduğu sebepler bana pek mantıklı gelmemişti.Ancak ileriki sayfalarda ailesine karıştıkça ve anne - baba durumunu öğrenince bir taşlar yerine oturdu. Çünkü kitabın başından beri Savaş Ali'nin anne ve babası ile alakalı bir bilinmez vardı. Ayrıca Sinop'a yani savaşın ailesinin yanına gittiklerinden sonra kitapta
1000Kitap
GönülçelenOrenda · Lapis Kitap · 202625 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·159 syf.··
2026 78. kitabı
Aşkın,yalnızlığın,umudun ve pişmanlıkların farklı yüzlerini anlatan dört etkileyici öykü..Cevdet Güner,kimi zaman bilimkurguyla kimi zaman insan ruhunun derinlikleriyle okuru düşündürmeyi başarıyor.Her hikâye bittiğinde bir süre durup hayatı sorgulatan,farklı ve akıcı bir kitap. Bana Bakma:Dünyayı etkisi altına alan bir “aşk salgını” ortaya çıkar.Bu salgına yakalanan insanlar hayatlarını kaybetmektedir.İnsanlığın karşı karşıya kaldığı bu olağanüstü durumda,birbirine âşık iki gencin hem aşklarını hem de yaşamlarını koruma mücadelesi anlatılır. Başka Bir Yol:Hafızasını kaybetmiş ve yaşlanmayan bir adamın hikâyesidir.Geçmişini hatırlamaya çalışırken hayatında nelerden vazgeçtiğini,hangi seçimlerin onu bugünkü yalnızlığına sürüklediğini keşfeder. Kimlik,zaman ve insanın kendini bulma arayışı üzerine konular işlenmiş. 16 Milyar:Başka bir gezegende kral olan bir karakter,insan kılığında Dünya’ya gelir.İnsanları,yaşam tarzlarını ve zaaflarını gözlemler.Yaşadıkları sonucunda insanlık hakkında kararlar verir ve dostu Odin ile birlikte kendi dünyasına döner.Bilimkurgu unsurları taşıyan öykü;güç,adalet ve insan doğası üzerine sorgulamalar içerir. Son Adım:Yaşlı bir adamın geçmişine dönüp hayatını,kayıplarını ve pişmanlıklarını değerlendirdiği duygusal bir yaşam muhasebesi. Dört farklı hikâye,dört farklı hayat…Ama hepsinin ortak noktası insanın kendini,sevgiyi ve yaşamı yeniden sorgulaması.. Cevdet Güner’in kalemiyle tanıştığım bu kitap bende güzel bir iz bıraktı.Dört farklı öyküyle hem düşündüren hem de duygulandıran bir okuma deneyimi sundu.Özellikle memleketimin deprem olayına değindiği yerde çok duygulandım.Gerçek bir hikayeyle güzel bir kurgu ortaya çıkarmış.Kalemine,emeğine ve hayal gücüne sağlık. Umarım bizleri yeni hikâyelerle buluşturmaya devam eder
Bana BakmaCevdet Güner · Gri Yayınevi · 202456 okunma
9/10
·432 syf.··
2026 8. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:00
ilk başta bu kadar uzun ne olabilir diyorsun ama bitince keşke daha uzun olaydı diyesim geldi… karakterler çooook şirindi huysuz X gün ışığı ve fake dating olayını seviyorum ne diyim yani ve her ikisi de birbiri için çabalaması hareketleri düşünceleri çok güzeldi… ve omegaverseti????? daha ne istiyim ayol???? umarım onların istediği ve inanadığı gibi her evrende mutlu olurlar ve bende Fu rangyi gibi bir koca bulurum :))))
Taptaze bir gelecek için açmaya başlamış gonca bir şair
10/10
·90 syf.··
2026 38. kitabı
Bir öğretmen arkadaşım sayesinde tanıştım bu genç arkadaşımızla. İnstagramdan takip ettim ardından kitabı yeniden baskıya girince kaçırmadan elimize aldık. İyi ki de aldık. Yaz Bana şiiriyle tanıdık çoğumuz, bu bize aslında bi davetiydi şairin,beni tanıyın demenin en güzel haliydi. Kitabın içeriğini değil de bende bıraktığı hissi paylaşayım sizlerle. Artık kalkman gereken bir misafirliktesindir ama ortam da muhabbet de öyle güzeldir ki kalkasın gelmez ya işte tam öyle bir halin içindeydik bu güzel kitabı okurken. Bitmesin diye küçük küçük ısırdığım çikolatamın tadı vardı her sayfasında ben de ufak ufak bitirdim mısraları. Her mısrasında hüzünlü bir tebessüm eşlik etti. Çok yerde denk geldim kendime, altımı çizdim sık sık. Bu kadar çok karşılaşacağımı beklemiyordum kendimle. Yaşadığım bu keşfin uzun bir süre tadını çıkaracağım o kesin. Önce herkese mutlaka okumasını ardından da okuyacak herkesin kurşun kalemini yanında bulundurmasını tavsiye ediyorum. Çizilecek, yıldızlanacak çok yer var. Kalemi daim olur umarım bu güzel şairin:))
Sevda ÇiçeğiAyşegül Kızılarslan · Derkenar Kitap · 202657 okunma
Denizin Altında Kaybolan Potansiyel
6/10
·280 syf.·
2026 79. kitabı
Selam. Beni yeterince tatmin etmeyen ancak oldukça masalsı olan bir kitaplayız bu gün. Fantastik öğelerle bezeli, Kore mitolojisinden ilham alan ve son yıllarda oldukça ilgi gören Denizin Altına Düşen Kız, özellikle atmosferi ve masalsı dünyasıyla dikkat çeken bir kitap. Ben de kitaba beklentilerle başladım ve okuma deneyimim boyunca hem beğendiğim hem de eksik bulduğum noktalar oldu. Axie Oh'un Denizin Altına Düşen Kız kitabını bitirdiğimde bu kitabın aslında kötü olmadığını düşündüm. Hatta yer yer çok güzel fikirleri, etkileyici sahneleri ve gerçekten ilgi çekici bir dünyası var. Ancak bütün bunlara rağmen bende büyük bir etki bırakmayı başaramadı. Bunun sebebi de sanırım yazarın kafasındaki fikirlerle bunları sayfalara aktarma başarısı arasındaki mesafe. Kitabın en güçlü yanı kesinlikle atmosferi. Denizler, ruhlar, tanrılar, efsaneler ve masalsı anlatım zaman zaman gerçekten büyüleyici bir hava yaratıyor. Özellikle bazı betimlemeler çok başarılıydı. Hatta kitabı okurken neden bazı insanların ona bir Ghibli filmi havası yakıştırdığını anlayabiliyorum. Eğer bu hikâye animasyon olarak izleseydim muhtemelen çok daha fazla etkilenebilirdim. Fakat aynı hissi kitapta alamadım. Çünkü atmosfer ne kadar güçlü olursa olsun hikâye ve karakterler onu desteklemekte zorlanıyor. En büyük sorunlarımdan biri anlatım dilindeydi. Özellikle büyükannenin hikâyeleri o kadar sık tekrar ediliyor ki bir noktadan sonra dikkat dağıtmaya başlıyor. Sürekli "büyükannemin anlattığı hikâyelerdeki kadınlar", "büyükannemin öğrettiği şeyler", "büyükannemin hikâyeleri" ifadelerini görmek karakterin kendi düşüncelerini geliştiremediği hissini yaratıyor. Üstelik bu sadece büyükanneyle de sınırlı değil. Dedem şöyle derdi, ağabeyim böyle söylerdi, büyükannem şunu anlatırdı... Bir süre sonra karakterin
Denizin Altına Düşen KızAxie Oh · Yabancı Yayınları · 2023851 okunma