Bugün bir çeşit sivil toplum sözleşmesi diyebileceğimiz Akabe Biatı'nda peygamberin, ayetin emri gereği erkekleri olduğu kadar kadınları muhatap alması İslam toplumunda kadının müstakil şahsiyete sahip bir toplum ferdi olduğunun Kur' ani delilidir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ağaların zulmü yüzünden Anadolu harap oluyordu, ateşler içinde yanıyordu. Karahisar-ı Sahip'te Haydaroğlu, Konya civarında Katırcıoğlu, Halep civarlarında İpşir Paşa, daha sonra Seydi Ahmet Paşa, Anadolu halkını zulümle, kahırla yakıyorlardı. Haydaroğlu tekkeleri basar, ibadetle meşgul halkı parçalar, çarşıları ve bedestenleri yağma ederdi. Katırcıoğlu, bütün yolları tutmuştu; Anadolu' nun ulaşımını kesmiş, hacca gidenleri soyuyordu. İpşir'in mütesellimleri köyleri basarlar, ahalinin mallarını gasp, kadınlarının ve kızlarının namuslarına tecavüz ederdi. Genellikle paşaların maiyetinde bulunan levendler ve sarıcalar köylere konarlar, bedbaht köylülerin nafakalarını "diş kirası" namıyla gasbederlerdi.
Bu vurgunculuktan en fazla zarar gören halktı. Esnaf zaten bir şey kazanamıyordu. Ahali ise vaktiyle üç akçeye aldığı şeyi şimdi on iki akçeye almaya mecbur olunurdu. Memlekette servet kalmamıştı. Ağalar saltanatı zamanında, halka on dört türlü vergi yüklenmiş ve hepsi de cebren tahsil olunmuştu. İstanbul' da et ve yiyecekler pahalanmıştı. Halk, nafakasını tedarikten acizdi. Ahali, pahalıktan şikayet ederek Divan' a üzüntüyle arzuhaller verdikçe, ağalar hiç ehemmiyet vermezler.