"Herkes satmakla, kırdırmakla, Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'ninkini Ali'ye giydirmekle meşgul. Lakin artık ne satacak şey, kırdıracak kağıt kolaylıkla külah giyecek insan da kalmadı. Çok adam elleri böğründe bir memuriyet arıyor. Memuriyettekiler aylıksızlıktan müebbet oruca idman etmekle beraber başka işler bulmak için dolaşıyorlar. Herkes bir lokma ekmeğin peşinde. Evvelden para aslanın ağzında idi. Şimdi nerede olduğu malum değil. Galiba akıllı aslanlar vaktiyle onu yuttular. Vücutlarının en derinlerine indirdiler. Su-i hazme uğrayacaklarını sandık ama boş lakırdı, bir şey olmuyorlar. İş tamam para yutmak tasımında, aslan olabilmekte."
"Güç Ontolojisi açısından "Tanrı" tastamam bir GVarsa'dır; ne ölçüde gerçek olduğu -başka her GVarsa gibi- bir ve aynı gerçeklik düzleminde ne ölçüde etkileşimin nedeni olmayı başaracağıyla anlaşılır."
"Bir tarihe sahip olmak, ancak o tarihin öznesi ya da yazarı olan için ödül olabilir. Botaniğin tarihi diye bir literatürün olmasından ötürü ağaçların ödüllendirilmiş olduklarını düşünmeyiz; onların da bunu bir ödül gibi deneyimlediklerine ilişkin elimizde makul bir işaret yoktur. Hem "yazan" hem de "önemseyen" biziz ve bu ödülü "sorular sorabilir" olmamıza bağlarız."
"Ama kutsal taş putlar hiçbir zaman taş oldukları için kutsallık kazanmamış, tanrısal bir varlığın tezahürü oldukları ölçüde tapımların nesnesi olmuşlardır. "