Ne kitap ama... Dr. Breuer ve Nietzsche 'nin bitmek bilmeyen psikolojik savaşı.
Sorulan her sorunun her fikrin muhattabı gibiydim. Nietzsche 'nin karşısındaki Dr. Breuer gibiydim. Aynı tavırlar, cevaplar, hislerle karşılık verirdim ona. Ancak her cevapta, karşı tezde, sorulan soruda irkildim. Sessizleştim. Düşündüm. Düşünmeyi göz ardı ettiğimiz ne çok düşünce var.
Nietzsche insanı rahatsız ediyor. Konfor alanını bozuyor. Sizi değiştiriyor. Yeni olanla geliyor. Bu ürpertici ve değişmek cesaret ister.
Son satırlarda Nietzsche 'nin ne kadar yalnız olduğuna dair itirafları duygusal.
Hayatın tadı, yaşamın anlamı, herhangi bir şeyi paylaşabileceğimiz buna değer görebildiğimiz insanlarla birlikte var. Birilerine anlam yükleyebilmek, güvenebilmek her şeye herkese rağmen... Bedenimiz kokunca ancak öldüğümüzün anlaşılacağı bir yalnızlıkta yaşamanın manası ne?