Ümit Akyiğit

Ümit Akyiğit
Hiç
memur
Üniversite
İstanbul
11 Mart
1285 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
İnsanca, Pek İnsanca
10/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
350 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 17:58
Ne kitap ama... Dr. Breuer ve Nietzsche 'nin bitmek bilmeyen psikolojik savaşı. Sorulan her sorunun her fikrin muhattabı gibiydim. Nietzsche 'nin karşısındaki Dr. Breuer gibiydim. Aynı tavırlar, cevaplar, hislerle karşılık verirdim ona. Ancak her cevapta, karşı tezde, sorulan soruda irkildim. Sessizleştim. Düşündüm. Düşünmeyi göz ardı ettiğimiz ne çok düşünce var. Nietzsche insanı rahatsız ediyor. Konfor alanını bozuyor. Sizi değiştiriyor. Yeni olanla geliyor. Bu ürpertici ve değişmek cesaret ister. Son satırlarda Nietzsche 'nin ne kadar yalnız olduğuna dair itirafları duygusal. Hayatın tadı, yaşamın anlamı, herhangi bir şeyi paylaşabileceğimiz buna değer görebildiğimiz insanlarla birlikte var. Birilerine anlam yükleyebilmek, güvenebilmek her şeye herkese rağmen... Bedenimiz kokunca ancak öldüğümüzün anlaşılacağı bir yalnızlıkta yaşamanın manası ne?
Edebiyat
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,8bin okunma
Salah Birsel
8/10
·101 syf.··
Beğendi
·
2024 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2024 12:23
Sait Faik yolda, sinema önünde, otobüste, köprü üstünde, vapurda, Gülhane Parkında, ne bileyim bir dükkanda ya da İstanbul'un en kıyıda köşede kalmış bir yerinde rastladığı insanları kollarından tutup öykülerine sokuşturur. Tabii, bu öyküleri düzmek için yanaştığı her insana hemencecik el atmaz. Onları, kavun alıyormuş gibi iyice tartar, koklar ve öykü olabilecek bir yan bulduktan sonra onlara kucak açar. Çünkü ona göre her insanın içinde öykü bulunmaz. Yazara düşen iş, içinde öykü taşıyan insanı kıstırmaktır. Bir kez kıstırdıktan sonra da elini uzatıp onun içinden öyküyü çekip çıkarmaktan başka iş kalmaz.
Edebiyat
Tüneldeki ÇocukSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,792 okunma
10/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2021 51. kitabı
·
53 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2021 13:36
Hayatın her anında tekrar tekrar okunabilecek dost kitap. Sindire sindire okudum. Anlamaya çalıştım, çokça düşündüm. Bazen 4-5 sayfa okumak yetti birkaç gün için. Kitap 124 mektuptan oluşuyor. Seneca'nın, dostu Lucilius'a yazdığı mektuplar. Hepsi birbirinden değerli düşüncelerle dolu. Bazı cümleleri okumak pek çok kitabı okumaktan daha değerli. Eserin günümüze gelmiş olmasını Orta Çağ'da fizik kitabı olarak okullarda okutulmasına borçluyuz, diyor çevirmeni Türkan Tüzel. Keza eser 2000 yıl geçmişten geliyor. Seneca eserini herkes için yazmamış. Peki kimler için yazmış? Son cümleyi beklemiş söylemek için. "Mutlu azınlığa!"
Felsefe
Ahlak MektuplarıSeneca · Jaguar Kitap · 20191,496 okunma
8/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2021 49. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2021 01:29
Asker, yazar, şair, öğretmen. Türk kısa hikayeciliğinin kurucu ismi Ömer Seyfettin. 35 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Kısa yaşamına onlarca hikaye sığdırmıştır. Okurken anladım, hikayelerinden bazıları kendi hayatından kesitler. En ilgimi çekenler, Balkan Savaşları ve Balkan insanları ile ilgili olanlardı. Kendisi asker olarak bu coğrafyada savaşmış, esir düşmüştür. Bu eserler, gerçeklik barındırmasından dolayı önemlidir. Sıkılmadan tamamladım seriyi. Osmanlı dönemini anlatan kahramanlık hikayelerinden tutup; insan psikolojisi, gündelik yaşam, cinsellik gibi farklı konularda işlenmiş, bizi başka başka alemlere sokan, merak uyandıran; yalın ve akıcı bir dille yazılmış sürükleyici öyküler... Çocukken okumuştum bazılarını. Değişmeyen yalnız hikayeler kalmış...
1000Kitap
Bütün Hikayeleri 10Ömer Seyfettin · Karbon Kitaplar · 2018131 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 39. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2021 21:59
Yunus Emre, Fuzulî, Nedîm, Şemseddin Sami, Ömer Seyfettin, Fuad Köprülü, Yahya Kemal Beyatlı ve daha saymadığım nicesi... Bunların yanında 2. Murad'dan 2. Abdülhamid'e ve Mustafa Kemal Atatürk'e kadar gelen bir süreç. Hepsinin ortak bir derdi var: Türkçe. Anlaşılmaktadır ki, dil sadece bugün değil, tarihin pek çok döneminde tehdit altında kalmıştır. Kitap bize geçmişten günümüze bu tehditleri ve bunun sonucunda Türkçe'nin nasıl müdafaa edildiğini, günümüzde de nasıl edilmesi gerektiğini öğretiyor. Dilimizin kıymetini, zenginliğini örneklerle açıklıyor. Öyle ki türkçeleşmiş bir sözden onlarca anlam ve deyimin dilimizde yer ettiğini, bir sözcüğü kaybetmenin sonucunda dilimizden onlarca ifadenin eksileceğini anlıyoruz. Türkçe'nin inceliğine, zarafetine, anlam zenginliğine tanıklık ediyoruz. Tarihçilerin, dilcilerin, yazarların, şairlerin Türkçe için mücadeleleri; Mustafa Kemal Atatürk'ün hastalıklarla sürdürdüğü son 3 yılını Güneş-Dil Teorisi ile geçirdiği unutulmamalıdır. Bizler unutmamamız gereken her şeyi unuttuk. Kavramların, değerlerin içini boşalttık. "Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir." Anlıyor muyuz gerçekten, hissediyor muyuz?
1000Kitap
Türkçenin SırlarıNihad Sâmi Banarlı · Kubbealtı Neşriyatı · 20242,904 okunma