“Bu üretilmiş “kültür ürünleri” insanlığın yüz karasıdır...
63” İnsanın ilerlemesi ve
yeryüzüne hâkim olmasını sağlayan bencilliği, aç gözlülüğü, hırsı,
tamahkârlığı, tecavüzkâr oluşu, sınır tanımaz hadsizliği, zalimliği,
ahlaksızlığıdır. Modern keşiflerin ve büyük sanayileri kuran sermayenin
temeli 3. Dünya ülkelerinden yapılan korsanlık, sömürü, hırsızlık, gasp,
talan ve yağma ile biriken servetlerdir. Bunlar Tanrı’nın öğütlerini
dinleyerek yapılamazdı. Batı Tanrı’ya karşı sorumluluklarını reddederek
200 yıldır dünyanın efendisi oldu. Ancak bu efendilik uzun süre bu haliyle
gidemez. Çünkü Tanrı’yı reddetmek Batılı insanı amaç boşluğuna düşürdü. Bu
nihilizmdi. “Yaşamın anlamsız” olduğu düşünülen ilk Nihilizm döneminin ardından,
“karşıdakinin yaşamasının anlamsızlığının” düşünüleceği Nihilizmin yıkıcı 2.dönemi
gelecek. Bu dönem, korkunç bir boğuşma ile neticelenecek. (Nietzsche’ciler bu
dönemin II. Dünya Savaşı’nda gerçekleştiğini düşünüyor.) Bu aşamadan sonra,
Batı’nın hala dünyanın patronu olmaya devam edebilmesi için Tanrı’yı ve O’na
karşı sorumluluklarını reddetmesi yetmez: Bundan sonra Tanrı’dan geriye kalan
hayaletin/hortlağın (yani Ahlakın-AHÇ) da yok edilmesi gerekir. Vurulması
gereken hedef, Ahlaktır.