İnsanları nadiren oldukları gibi görürüz, geçmiş ilişkilerimiz ve olduklarını düşündüğümüz kişiler hakkında oluşturduğumuz önyargılar yüzünden algılayış tarzımız bozulur, bu kişiler en yakınımızdakiler olsa bile.
Bir insan bilinç dışı dünyasını bilinçlendirebildiği oranda kendisiyle uzlaşır. Bilinçdışı kaynaklarını tanıyabildiği için kendisiyle çatışmaz, çevresine de daha hoş görülü olur. Bunu başaramamış insan hoşlanmadığı bilinç dışı benliğini diğer insanlara yansıtır, onları eleştirir ve kınar. Bunu yaparken gerçekte tanımadığı içsel benliğini seyretmekte olduğunun farkında olmaz.
Sorunu kimin sahiplenmesi gerekir? Bu noktada, denetim dışı davranışınızın sorumlulugunu üstlenmelisiniz, acı verici olsa da sorunlarınızı çözmek için bunu yapmanız gerekir. Davranış kalıplarınızın nedeni aile sorunları, ihmal edilme, suiistimal edilme veya duygusal travma olabilir. Başka bir deyişle sınır çatışmalarımız, tamamen bizim hatamız olmayabilir, ancak sorumluluğu bize aittir.