Mevlana'ın "sevgi merkezli din anlayışı"nın yanı sıra, yobazların "korku merkezli din anlayışı" çoğu ailelerde çocuk yetiştirmede kullanılan temel eğitim felsefesi olmuştur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mahcubiyet duygusu sınırlarımızı göstererek alçakgönüllü olmayı öğretirken, utanç duygusu kendi kendimizden nefret etmeye, kendi öz benliğimizden kaçmaya götürür. Utanç duygusuyla terbiye edilen kimse kendini değersiz bulmayı, insan olarak özünde bir eksiklik olduğunu görmeyi öğrenir.
Sağlıksız ailede yetişen kişi, kimseden saygı ve gerçek sevgi görmediği için, kimsenin kendine yardım edeceğine inanmaz. Yardım etmek isteyenlerin mutlaka bir "art düşüncesi, çıkarı vardır," diye düşünür.
Koşullu sevgi, "şöyle davranırsan seni severim, böyle davranırsan sana küserim," mesajını sürekli verir. Koşulsuz sevgi, "sen, sen olduğun için sevgiye layıksın; kendin olarak istediğini düşün, duy, yap; benim sevgim devam edecektir," der. Böyle bir ortamda kişi kendi olmaktan korkmaz.
Tüm sorumluluğu kendi üzerine alan ve çocuklarını her türlü sorumluluktan kurtaran anne ve babalar, kendi yaşamını biçimlendirmekten aciz, sürekli başkalarının yönetiminde olmaya yönelik bireyler yetiştirirler. Bu tür aile içinde yetişen kişiler, kendi yaşamlarında yer alan olaylardan kendilerini değil, başkalarını sorumlu tutarlar.