Geciken herşeyin güzelleşeceğine inanıyorum. “Sabır gibi tevekkül gibi.”
ben seni seviyorum gizlice
ben seni seviyorum. gizlice. el pençe duruyorum yüzüne bakıyorum söylemeden tek hece. sen bana bakma, ben senin baktığın yönde olurum. seni saklayacağım inan yazdıklarımda, çizdiklerimde, şarkılarımda, sözlerimde. ama kim çıkardı seninle benim arama koydu, bu umut denen şeyi sakın bir şey bırakma yarına. yarın yok ki.. ben seni bulmaktan önce aramak isterim . seni sevmekten önce anlamak isterim. seni bir yaşam boyu biriktirmek değil de. sana hep ama hep yeniden başlamak isterim. biliyorum, yıldızların en parlağı sensin. ama sana bir şiirler olmuş sevgilim. yüzün, gözün söz içinde.. hangi imla kitabına baksam, 'Ben' den ayrı yazılıyorsun...
Reklam
"Bakmayın siz benim kuru bir yaprak gibi sallandığıma... Köküm sağlamdır sarsılsam da kopmam dalımdan... Öyle kolay değil,rüzgarın önüne kapılıp gitmem... Son ana kadar vazgeçmem yaşamaktan... Ne fırtınalar koptu, benim hayat dallarımda... Hiç birinde vazgeçmedim umutlarımdan... İçimde kıyametler kopsa da. Ben baharıyım yarınlarımın, Çiçek açarım her kışın ardından..."
Hikaye...
Belki de tüm gayemiz bu… Ait olabilmek bir yaşanası hikayeye doğaçlayarak… Sahiplenilmiyorsak ama eğer uymaya çalışmak zamana ve mekana. İlişivermek ötekilerin hikayelerine… Dediği gibi şairin; ucundan tutarak…
Yıllardır Aradığım Yer Bendim..
İnsan hayatı boyunca birçok yer arıyordu. Kimi bir şehirde bulacağını sanıyordu huzuru. Kimi bir insanda. Kimi büyük başarıların sonunda. Kimi de yıllarca kurduğu hayaller gerçekleşince. Herkes bir yere varmaya çalışıyordu. Sanki hayat, ulaşılması gereken bir durakmış gibi… Sanki insan, olduğu haliyle yeterli değilmiş gibi… Sanki biraz daha başarılı olursa, biraz daha güzel görünürse, biraz daha güçlü durursa, biraz daha sevilirse sonunda hak ettiği huzura kavuşacakmış gibi… Oysa kimsenin fark etmediği bir şey vardı: İnsan bazen bütün ömrünü kendisinden uzaklaşarak geçiriyordu. Bunun farkına vardığında yirmi sekiz yaşındaydı. Ama hikâye yirmi sekiz yaşında başlamıyordu. Çok daha önce başlamıştı. İlk kez çocukken bir öğretmeni ona: “Daha düzenli olmalısın.” dediğinde… Sonra başka biri: “Daha uslu ol.”
Duygular
"Sizin istediğiniz gibi, konuşup yaşamaktansa, kendi istediğim gibi konuşup ölmeyi tercih ederim." - Sokrates
1000Kitap
Reklam
Reklam