Puan vermedi·192 syf.··
2026 2. kitabı
365/15 Arminuta, bebekliğinde evlatlık verildiği ailesinden kendi gerçek ailesine geri verilmesi ile başlayan bir roman. Yazar öyle kırgın bir zeminde yaşanan bir olayı her bireyin bakış açısından öyle bir gösteriyor ki. Günün sonunda "hiçbir şey dışardan göründüğü gibi değildir" dedirtiyor. Aynı zamanda yazar yokluk ve varlık çatışmasını, yetiştirme tarzının bir çocuk üzerindeki etkilerini, aidiyet duygusunu, fıtratı kurduğu betimlemeler ile 4 duyunuzu harekete geçiriyor. Kız kardeşliğin ne kadar kuvvetli ne kadar büyülü ve bir o kadar da gerçek olduğunu hatırlatırken. "Kan bağın olsa da kardeşin gerçekten kardeşin midir?" sorusunun cevabını iliklerime kadar hissettiğim bir roman oldu. Kitap bittiğinde Arminuta'ya sarılmak isteyeceksiniz Gönülden tavsiyemdir.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,160 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 30. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:56
Vanya Dayı , Rus yazar Anton Çehov tarafından 1890'ların sonunda yazılmış, modern tiyatronun en önemli eserlerinden biri kabul edilen bir oyundur. İlk bakışta sakin bir taşra yaşamını anlatıyor gibi görünse de, derinlerinde boşa harcanmış hayatlar, gerçekleşmeyen hayaller ve insanın kendi varoluşuyla hesaplaşması yer alır. Oyun, kırsaldaki bir çiftlikte geçer. Vanya, yıllardır eniştesi olan Profesör Serebryakov'un mülkünü yönetmektedir. Ancak profesörün genç ve güzel eşi Yelena ile çiftliğe dönüşü, evdeki dengeleri bozar. Vanya, Yelena'ya âşık olur; doktor Astrov da aynı duyguları paylaşmaktadır. Bu sırada Vanya, hayatının en verimli yıllarını profesör için harcadığını fark ederek büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Oyunun merkezindeki tema budur. Vanya, yıllarca çalışmış olmasına rağmen yaşamının anlamını sorgular. Çehov, insanların çoğu zaman hayallerini ertelediğini ve sonunda pişmanlık duyduğunu gösterir. Karakterlerin hemen hepsi ulaşamadıkları hedefler veya karşılıksız aşklarla mücadele eder. Bu durum esere melankolik bir atmosfer kazandırır. Doktor Astrov'un ormanların yok edilmesine dair görüşleri, dönemi için oldukça ileri fikirlerdir. Çehov, çevre sorunlarına dikkat çekerek insanın doğaya karşı sorumluluğunu vurgular. Oyundaki aşk ilişkileri çoğunlukla karşılıksızdır. Karakterler birbirlerine yaklaşmaya çalışsalar da gerçek bir mutluluk yakalayamazlar. Karakter Analizi Vanya: Hayatını başkaları için harcadığını düşünen, öfkeli ve kırgın bir karakterdir. Yelena: Güzelliğiyle dikkat çeker ancak kendi yaşamından da memnun değildir. Astrov: İdealist, zeki ve çevreye duyarlı bir doktordur. Oyunun en ileri görüşlü karakterlerinden biridir. Sonya: Sabırlı, fedakâr ve çalışkan bir genç kadındır. Oyunun sonunda söylediği sözlerle umut temasını temsil eder. Çehov'un en
Vanya DayıAnton Çehov · Kitap Zamanı Yayınları · 201111,4bin okunma
Reklam
7/10
·184 syf.··
2026 61. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 20:47
Pollyanna – Eleanor H. Porter Bazı kitaplar vardır; olay örgüsünden çok bıraktığı duyguyla hatırlanır. Pollyanna da benim için böyle eserlerden biri oldu. İlk bakışta çocuklara yönelik, basit bir iyimserlik hikâyesi gibi görünse de aslında insanın hayata bakış açısını sorgulatan, her yaşa hitap eden bir roman. Eserin merkezinde Pollyanna’nın babasından öğrendiği ve hayatının temel ilkesi hâline getirdiği “Mutluluk Oyunu” yer alır. Bu oyunun amacı, insanın karşılaştığı en olumsuz durumlarda bile sevinecek bir neden bulabilmesidir. Pollyanna, yaşadığı tüm zorluklara rağmen bu oyunu oynamaya devam eder. Yetim kalması, teyzesinin yanına taşınması ve karşılaştığı çeşitli sıkıntılar onun neşesini tamamen yok edemez. Çünkü o, her olayın içinde umut ışığı aramayı bilir. Roman boyunca Pollyanna’nın bu yaklaşımı yalnızca kendi hayatını değil, çevresindeki insanların yaşamlarını da değiştirir. Karamsar, kırgın ve mutsuz insanlar onun sayesinde olaylara farklı bir gözle bakmaya başlarlar. Bu yönüyle eser, mutluluğun bulaşıcı bir duygu olduğunu ve bir insanın olumlu tavrının başkalarının hayatına da dokunabileceğini gösterir. Kitabın en etkileyici taraflarından biri ise Pollyanna’nın öğrettiği dersleri daha sonra kendisinin sınanmasıdır. Hayat onu ağır bir şekilde denediğinde, başkalarına tavsiye ettiği “Mutluluk Oyunu”nu bu kez kendisi oynamak zorunda kalır. Böylece roman, iyimserliğin yalnızca güzel günlerde değil, zor zamanlarda da anlam kazandığını vurgular. Pollyanna, okuyucuya gerçekleri görmezden gelmeyi değil; zorlukların içinde umudu kaybetmemeyi öğretir. Günümüzde “Pollyannacılık” kavramı bazen aşırı iyimserlik anlamında kullanılsa da romanın vermek istediği mesaj bundan çok daha derindir: Hayat her zaman istediğimiz gibi gitmeyebilir, fakat olaylara nasıl
PollyannaEleanor H. Porter · Ötüken Neşriyat · 202011,4bin okunma
ARAFTAKİLER
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 16:56
Kitapta müthiş bir duygu yoğunluğu var. Duygular ve hisler doğrudan yapışıyor insana. Bir yandan karakterleri okurken, bir yandan da insan kendi içindeki sıkışmışlığı, arada kalmışlıkları sorgulamaya başlıyor. Bu açıdan benim için çok değerliydi. Özellikle giriş bölümü müthiş akıcıydı. Hikâye beni çok hızlı içine çekti. Finalde ise sağlam bir Osmanlı tokadı vardı Ama tabii yazarın da kitapta belirttiği gibi: “ Ama sadece anlamayı bilenler, derinleşebilenler için.” (s. 7) Alper Turgay hocam, yıllardır incelemelerini okuyor, ardından o kitapları okuyorduk. Bu sefer senin kitabını okumak ise bambaşka bir duyguydu. Kalemin keskin olsun hocam. Sen yazmaya, bizler okumaya devam edelim.
Psikoloji
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202625 okunma
9/10
·112 syf.··
2026 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:23
Eserde, bacağındaki ciddi hastalık nedeniyle uzun süre tedavi gören genç bir çocuğun yaşadığı fiziksel ve duygusal zorluklar anlatılır. Roman boyunca kahramanın ameliyat korkusu, yalnızlığı, umutsuzluğu ve sevdiği kişiye karşı hissettiği duygular ön plana çıkar. Yazar, kahramanın iç dünyasını ve yaşadığı psikolojik çatışmaları çok etkileyici bir şekilde yansıtmıştır. Hastalık, sabır, mücadele ve hayata tutunma gibi temaların işlendiği eser, okuyucunun kahramanın yaşadıklarını derinden hissetmesini sağlar. Birinci kişi ağzından anlatılan roman, Türk edebiyatının en önemli psikolojik romanlarından biri olarak kabul edilir ve insana umut, dayanıklılık ve güçlü olmanın önemini hatırlatır.
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121bin okunma
8/10
·216 syf.·
Beğendi
·
2026 15. kitabı
MİHRAP SİNEM SAL Sinem Sal SAYFA SAYISI: 216 1989 yılında İstanbul’da doğan yazarın Mihrap adlı romanı üçüncü kitabıdır. Bundan önce yayınlanmış birçok şiir ve öykü kitabı bulunmaktadır. 12 Eylül döneminde yaşayan on yaşındaki küçük bir kızın yasını anlatan romanda, Bizim Zamanımız'da yer alan Mihrap karakterinin çocukluğuna tanık oluyorsunuz. Bu kitabında da Bizim Zamanımız'daki kadar olmasa da yüzümüzü güldüren diyaloglara da yer verilmiştir. Fakat bu romanı daha hüzünlü bulduğumu söylemeliyim. Belki de babasını kaybetmiş ve geri dönmesini bekleyen küçük kız Mihrap’ın hikayesi içe dokunduğu için çok keyif aldığımı söyleyemeyeceğim. Küçük bir mahalle de yaşananlar ve arkadaşlık ilişkilerine yer verilen romanda toplumsal olaylara ve özellikle darbe dönemine ilişkin çok iyi noktalara değinilmiştir. Bu kitabı hüzünlü olduğu için daha az sevmiş olsam da mutlaka okuyun derim. Sinem Sal bence komediyi hüzünle birleştiren genç yazarların başında yer alıyor. Darbe döneminde daha dünyaya gelmemiş bir yazar olarak o dönemi bu kadar iyi anlatabilmesi de çok dikkat çekiyor. Dili çok güçlü su gibi akıyor. Okurken keyif alacağınız hiç sıkılmayacağınız bir anlatıma sahip olan yazardan daha çok okumak gerektiğini düşünüyorum. Bence daha sık yazmalı ve daha çok kitleye ulaşmalı. Okuyun ve okutun derim. Alıntılar Acımı anlatacak kadar şarkı, teşekkür edecek kadar İngilizce biliyorum ama acımı geçirecek kadar şarkı, derdimi anlatacak kadar Türkçe bilmiyorum. (Sf:82) İçimdeki şeyin adı umutsa, umut hiç de umutlu bir şey değil (Sf:195)
MihrapSinem Sal · Karakarga Yayınevi · 2024690 okunma
Reklam
Reklam