Kitap bana göre “mutlu ol” demekten çok, acıyla birlikte yaşamayı öğrenmeyi anlatıyor.
Polyanna, yüzeyde iyimser bir çocuk hikâyesi gibi görünse de, aslında hayatın kolay olmadığını saklamayan bir kitap. Altını çizdiğim cümlelerde hep şu gerçek vardı: Dünya adil değil, iyi insanlar acı çekebiliyor.
Polyanna’nın iyimserliği bir kaçış değil; acıya rağmen yoluna devam etme biçimi. Kitap, mutlu olmayı değil, kırılarak da yaşayabilmeyi anlatıyor.
Bu yönüyle Polyanna, basit bir mutluluk masalından çok, hayata tutunma çabası.
Ve bu kitap bende çok derin bir yere dokundu. Belki de ilk kez, hayata güzel tarafından bakmayı bilmediğimi fark ettim.
PollyannaEleanor H. Porter · Ötüken Neşriyat · 202011,4bin okunma
Sekiz yaşındaydım sanırım. Annem doğum günümde bana kocaman bir paket verdi hediye olarak. İçinden bu kitap çıktı. Hayatımın en mutlu anlarından biri idi.
Pollyanna okuyan herkesin bardağın yarısını dolu görmeyi başaran tarafıdır. Belki bazen böyle olmakta fayda var.
Ama her zaman değil. Pollyanna okuduğum için mutluyum. Bu iyimser kızı da çok seviyorum.
Ama Pollyanna bu çağda yaşasa idi Prozac bağımlısı olurdu.
Koltuk değnekleri bir köşede dursun yine de.
PollyannaEleanor H. Porter · Ötüken Neşriyat · 202011,4bin okunma
Çeviri o kadar güzel yapılmış ki reading slumptan çıkmama yardımcı oldu öyle diyebilirim. Emeği geçen herkesin ellerine sağlık! Üstelik akıyor da akıyor. Sonunu beğendim, kötü bitti diyemem ama hızlıca geçilmiş bence. O kadar hikayeyi benimsedikten sonra bir anda kapıya çattık hissi verdi. Yarım bırakılmış hissettim bir kaç dakika. Ancak böylesi mutlu sonları hep sevmişimdir. Bundan sonra Alice harikalar diyarında kitabı çok iyi gelir!
PollyannaEleanor H. Porter · Ötüken Neşriyat · 202011,4bin okunma
Pollyanna. Küçük yaşlarda annesiz babasız kalan ama buna rağmen babasından öğrendiği "sevinme oyunu" na sımsıkı sarılan hayat dolu bir kız. Yardım fıçılarından oyuncak bebek çıkmasını beklerken bir çift değnek çıkıyor. Babası, Pollyanna'yı üzülmemeyi gerektiğini aksine buna sevinmemesi gerektiğini söylüyor. Çünkü o değnekleri kullanmaya ihtiyaçları olmadığını söylüyor. İşte Pollyanna'nın babasından öğrendiği sevinme oyununu hikayesi böyle başlıyor. Ne yazık ki, hayat, sevinme oyunuyla kasabadaki bir çok insanı hayata bağlayan Pollyanna'ya bir kaza sonucu o değneklere muhtaç ediyor.
Pollyanna hayatının geri kalanını sert mizaçlı teyzesinin yanında geçirmek için geldiği kasabada, babasından öğrendiği mutluluk oyunuyla umutsuz insanlara yeni bir pencere açıyor. Öyle ki yatalak olan ve hiçbir şeyi beğenmeyen Bayan Snow'u, sert mizaçlı teyzesini, hiç kimse ile konuşmayan somurtkan komşususunu ve nice kasaba sakinini ihtiyaçları olan mutluluğa kavuşturuyor. Kaza geçirip, doktorların artık yürüyemeyeceğini söyleyen Pollyana için kasaba sakinleri çok üzülüyor ve ziyaretlerine geliyorlar. Pollyanna tabiri caizse bıcır bıcır bir kız ve yaşam dolu. Kasabadaki birçok insanı tanıyor ve onlarla konuşuyor. Hasta olduğunda bu insanlar onu ziyaret edip, Pollyanna'nın kendilerine mutlu olmayı öğrettiğini ve buna sevinmesi gerektiğini söylüyorlar. Enerjisiyle insanları mutlu olamaya davet eden, küs yetişkinler barıştıran ve küçük bir çocupa ev bulan Pollyanna iyi bir doktor sayesinde iyileşiyor. Okurken farklı duygular hissedeceğiniz nahif bir eder...
#kitapyorumu "POLLYANNA"
Merhaba Herkese keyifli bi gün olsun
Bir yerlerden muhakak duyduğumuz ve hayatımızda hep rol model aldığımız küçük kız POLLYANNA
Okurken çok keyif aldım ama keşke #yeşilçam filmi olan #Hayatsevinceguzel filmini izlemeseydim birebir aynı olmasa da kitabın aynısı uyarlanmış. Ve şunu da farkettim Pollyanna ve #annewithanne karakteri aynı kişi, sadece kurgular farklı.
Anne babası ölen Pollynanna teysezi olan Polly'nin yanına gider. Rahip olan babası tarafından öğretilen bi oyunu hayatının her alanında herkes ile oynamaya başlar. Öyle ki teyzesinin yanına geldiğinde bile herkese öğretir. Geldiği yerde bilmediği bir çok şeyi öğrenip oyunlarıyla güzel şeyler hâline getirir. Çünkü oyunu her kötü şeyden bile güzel birşey bulmaktır.
O kadar büyük acılar çekmesine rahmen babasının öğrettiği “oyun” ile bir kasabaya neşe kaynağı olan 11 yaşındaki kocam yürekli çocuk.. içinizde ölmemiş bir çocuk varsa ağlamak bile mümkün.
Önce annesi vefat edip babasıyla kalan, babası öldükten sonra da teyzesi Polly 'nin yanına gönderilen bir kız Pollyanna. Hayat ne zorluklar getirirse getirsin onun bunlarla baş edecek elinde şahane bir oyunu var: Mutluluk Oyunu.
Babası misyoner bir rahip olan Pollyanna çocukluğunda bir oyuncak bebek ister. Ancak gelen misyoner fıçılarından bebek çıkmaz, onun yerine koltuk değnekleri çıkar. O zaman babası ile bu mutluluk oyununu bulurlar. Pollyanna kutudan bebek çıkmasa da üzülmemeli, aksine o koltuk değneklerini kullanacak olmaması için mutlu olmalıdır. İşte böyle başlar mutluluk oyunu. Oyun güzel olsa da bazen zor durumlar karşısında mutlu olacak sebepler bulmak zor olmaktadır ama Pollyanna zor olanları daha çok sever.
Suratsız, sinirli ve her yaptığını "vazife" adı altında gerçekleştiren Polly Teyze için bu küçük kız aslında tam bir baş belasıdır. Teyze Polly hem kardeşine bir rahiple evlendiği için kızgındır, hem de yıllardır yalnızlığı ile mutludur. Şimdi tamamen düzeni bozulan Polly Teyze'yi de bu mutluluk oyunu sizce değiştirebilecek midir? Okuyalım görelim.
Konu size tanıdık geldi mi? Türk Sineması'nın yegane filmlerinden olan Hayat Sevince Güzel bu eserin bir uyarlaması,okuyunca bunu fark ediyorsunuz. Mutluluk oyunu, suratsız teyze vs. bir kaç küçük değişiklik haricinde tıpatıp aynı. Ama yine de okumak güzeldi çünkü kitap bazı yönlerden biraz farklıydı ve bence filmden çok daha güzeldi. Şiddetle tavsiyemdir.
Bu arada @herzamanokunacakkitaplar Ötüken Yayınları'nın bu ciltli versiyonlarına da bayıldığımı söylemeden geçemeyeceğim.
#okudumbitti
Herkese merhaba . " Pollyannacılık " hepimizin duyduğu bir kalıp aslında ve bende bunu daha iyi anlamak için bu eseri okumak istedim. Hemen yorumlamaya geçiyorum .
Bu eserse 11 yaşında bir kızın ailesini kaybettikten sonra teyzesinin onu yanına alması ve başından geçenleri okuyoruz. Teyzemiz aslında sert ve gülmeyen biri.
Pollyanna herkese karşı iyi davranan, en kötü olayda bile iyi yönler bulan tatlı mı tatlı küçük bir kız . Böyle iyimser olmasının bir nedeni var aslında : Mutluluk Oyunu.
Babasının başlattığı bu oyunu Pollyanna herkesle oynamak istiyor ve anlatıyor.
Bir gün Pollyanna'nın başına bir iş geliyor ve kızımız bu olayda iyi bir yön bulamıyor. Onunla birlikte Mutluluk Oyununu oynayan insanlar bu sefer ondan aldığı enerjiyle Pollyannaya mutluluk vermeye çalışıyor.
Günler sonra Pollyanna başına gelen bu kötü olaydan kurtuluyor ve herkes mutlu mesut hayatına devam ediyor.
Okurken kendimi sorgulamama çok sebep oldu bu kitap. Her olumsuz olayın içinde gerçekten olumlu şeylerde var fakat o anki durumumuz bizi kötüye odaklıyor. Pollyanna kadar çok iyimser olmak doğru mu ? Olunmalı mı? Bunlar tartışılır fakat her olumsuz olayda olumlu bir yön olduğuna ben de katılıyorum Pollyannacım .
1960 yapım bir filmi de mevcut. İzlemek isteyenlere bir bilgi. Ben de bakacağım
Sevgiyle...
Pollyanna... İnanılmaz bir karakter. Okurken gülümseten, hüzne kapılırken bile güzel şeyler olacağını hşssettiren bir eser. Bir küçük kızın olumlu dokunuşu herkesin hayatını olumlu yönde etkilemesi ne kadar güzel. Belki biraz abartılı iyi düşünce var ama keşke bizler de birazcık Pollyanna olabilsek. Belki o zaman bu yaşanması zor hayat birazcık yaşanabilir duruma gelir. Biraz etrafımıza bakalım eminim bizim de sevinmek için bir çok sebebimiz vardır.
Kitapla kalın...
PollyannaEleanor H. Porter · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,4bin okunma
Anne ve babasını kaybeden Pollyanna Whittier, Vermont’taki kasabada yaşayan katı, kuralcı ve sevgisiz teyzesi Polly Harrington’ın yanına gönderilir.
Pollyanna’nın hayat felsefesi ise babasından öğrendiği mutluluk oyunudur:
Her durumda sevinilecek bir şey bulmak.
Kasabaya gelişiyle birlikte, soğuk ve karamsar insanların hayatına neşe, umut ve iyilik taşır.
İnsanların dertlerine çözüm olmasa bile bakış açılarını değiştirir.
Pollyanna’nın bu iyimser yaklaşımı, kasabadaki insanların hayatını yavaş yavaş değiştirir.
Sürekli şikâyet eden, mutsuz ve umutsuz kişiler onun sayesinde hayata daha olumlu bakmayı öğrenir.
Zamanla kasabada sevgi, anlayış ve yardımlaşma artar; teyzesi Polly de bu değişimden etkilenir...
Amerikalı çocuk kitapları yazarı Eleanor H. Porter 1868 yılında doğdu. 1920 yılında ölen yazar, iyimser, neşe saçan ve eğitici nitelikli yapıtlarıyla kendisini sevdirdi ve Pollyanna ile ününün doruğuna çıktı.
Yazıldığı yıldan beri birçok dile çeviren ve çocukların çok sevdiği yapıtların başında gelen Pollyanna, ülkemizde de en çok okunan klasik çocuk romanlarından biridir.