Adı:
Küçük Kemancı
Baskı tarihi:
Ekim 2003
Sayfa sayısı:
111
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799753627848
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Basım
Tüm evleri birbirine benzemesine rağmen çok şirindi Silis-Maria köyü. Köydeki evlerden iki tanesi birbirinden farklıydı. Bu eski evlerden birinin bahçesinde çok güzel meyve ağaçları vardı, diğerinin ise bahçesi yoktu ama ahırı vardı. Bu evde tüm köyün İtalyan diye tanıdığı Travillo ve oğlu birlikte yaşıyordu. Pazar günleri baba ve oğlu birlikte el ele dolaşırlardı. Köyden geçtiklerinde herkes çok şaşırıyordu. Çocuk, adeta babasının kopyasıydı. Eğer Pazar günleri hava yağmurlu ise gezmeye çıkmazlar evde pencerenin önüne oturur dışarıyı seyrederlerdi. Bazen baba cebinden ağız mızıkasını çıkarır saatlerce çalardı.rnÇocukta büyük bir ilgi ile babasını seyrederdi. Bazen de tarağının üzerine kâğıt parçaları koyarak, güzel şarkıları dile getirirdi. Her çeşit müzik aleti, babasının elinde dünyanın en güzel seslerini çıkarırdı. Çocuk babasının söylediği şarkılardan özellikle birini çok severdi.??Bir göl vardı, Peskiyera?da?? ,diye başlayan bu şarkı çok uzundu. Şarkıda neşeli sözler bir yana şikâyetlerde yer alıyordu. Şarkı bitince baba oğlunun omzunu sıvazlayıp:rn?Aferin Enriko çok güzel söyledin, diyordu. Çocuğu sadece babası Enriko diye çağırıyordu, diğerleri kısaltma olarak Riko diyordu.
Güzel bir kitap. İnsanlara ders
vericek sekildeki kitaplardan sadece biri. Bu kitabı okuduğumda büyük bir heyecana kapıldım eminim sizde aynı heyecanı hissedeceksiniz. Olaylara müzigin katılması kitabı daha heyecanlı kılıyor.Herkese tavsiye ederim .Umarım sizlerde beğenirsiniz.
Öncelikle. ben bir kitabı okurken, güzel olmasından daha çok bana ne verdiğine dikkat ederim gerçektende bu kitap bana çok şey kazandırdı.kitabı okurken içimden, Dünyayı keşke böyle çocuklar yönetse dedim.dünyada silah sesleri yerine muzik sesleri gelirdi.keşke herkez içinden geleni şarkı ile ifade etseydi,bari kavga ortamı oluşmazdı.kitapta bir sürü ana düşünce var ama başında bir yerlerde ve sonuna dikkat ederseniz orda çok büyük bir ön yargı var çocuğa ve babasına serseri derler ama babası dünyanın en iyi kemancılardan çıkar aslında orda cahillikte var.ben kitabı çok beğendim herkeze öneriyorum onu okuyunca bir çok şeyin farkına varacaksın.
Kitap okuma aşkımın başlamasına vesile olan,çocukken okuyup unutamadığım sayılı kitaplardan biridir.Haftalarca heyecanını yaşadığım, bendeki yeri çok farklı olan bir kitaptır...

Küçük Kemancı romanının yazarı Amerikan Edebiyatının ünlü yazarlarından olan Eleanor H. Porter. Eleanor H. Porter 20. Yüzyıl Dünya Çocuk Edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Küçük Kemancı romanının baş karakteri Enriko’dur. Kitaptaki diğer karakterler ise David, Enriko’nun babası, Enriko’nun arkadaşları ve köpeğidir.

Enriko’nun babası mızıka çalmayı çok seven bir adamdır. Enriko’nun müziğe ilgisi de babasının mızıka çalmasından kaynaklanmaktadır. Enriko da babası gibi bir müzik aleti çalmak ister. Babasına bu durumu söylediğinde babası ona bir keman alır. Kemanı öyle bir çalar ki Enriko herkesi kendisine hayran bırakır. Kitapta Enriko’nun hayatı ve başından geçenler anlatılmıştır.

Küçük Kemancı yalın, sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmış bir eserdir.
Çocukluğumda farkına vardığım, içindeki her sözle beni kendine çeken bir eser. Okumaktan kaç yaşında olursam olayım vazgeçemeyeceğim kitaplar arasındadır kendileri. Her hayat farklı hikaye içerir. Bu kitapta kesinlikle bunu göreceksiniz.
Bu kitap ilkokul yıllarımda okuduğum -4 kere falan- çok sevdiğim bir kitaptı. Neden bu kadar çok sevdim bilmiyorum ama sevmek için bir sebep gerekir mi?
Aslında bu okumam benim bir tekrar okumamdı.Çünkü ben bu kitabı ilkokuldayken ,hiç kitap okumayı sevmediğim zamanlarda, okuduğum bir romandı. O zamanlar kitap okumayı sevmeyen bir çocuktum ve bu kitabı bir soluk da okumam (yanlış hatırlamıyorsam bir oturuşta okumuştum :D) benim için bir mucizeydi. Belki de hikayenin beni bu kadar sarmasının nedeni ilkokuldan süregelen keman sevdam..
Kitapta, baş karakterlerimizde(Riko,İvet,Bayan Menotti,İvet'in büyükannesi) çok naif ince bir ruha sahipti.Kitabın anlatım dili karakterlerin içten oluşu bir kez daha okuduğum için beni çok mutlu etti.Kitapla ilgili kendimce yanlış bulduğum tek bir nokta Riko'nun kimseye haber vermeden çok uzun bir yola tek başına çıkmasını doğru bulmadım. Çünkü bu kitap çocuk kitabı kategorisinde olduğu için çocuklara yanlış bir algı olur.Bunun dışında çok naif bir hikaye herkesin okumasını canı gönülden öneririm.
Ben bu kitabın setini almıştım içinde başka kitaplarda vardı ve örneğin beyaz diş gibi çok beğendim (Gökkuşağı Yayıncılık ) herkese tavsiye ederim
Bundan sonraki hayatımda keman çalmama vesile olan kitaptı. Çocukluğumun kitaplarındandır Küçük Kemancı. Artık bu kadar ruha dokunan kitap yok.
Tüm evleri birbirine benzemesine rağmen çok şirindi Silis-Maria köyü. Köydeki evlerden iki tanesi birbirinden farklıydı. Bu eski evlerden birinin bahçesinde çok güzel meyve ağaçları vardı, diğerinin ise bahçesi yoktu ama ahırı vardı. Bu evde tüm köyün İtalyan diye tanıdığı Travillo ve oğlu birlikte yaşıyordu. Pazar günleri baba ve oğlu birlikte el ele dolaşırlardı. Köyden geçtiklerinde herkes çok şaşırıyordu. Çocuk, adeta babasının kopyasıydı.Eğer Pazar günleri hava yağmurlu ise gezmeye çıkmazlar evde pencerenin önüne oturur dışarıyı seyrederlerdi. Bazen baba cebinden ağız mızıkasını çıkarır saatlerce çalardı.

Çocukta büyük bir ilgi ile babasını seyrederdi. Bazen de tarağının üzerine kâğıt parçaları koyarak, güzel şarkıları dile getirirdi. Her çeşit müzik aleti, babasının elinde dünyanın en güzel seslerini çıkarırdı. Çocuk babasının söylediği şarkılardan özellikle birini çok severdi.’’Bir göl vardı, Peskiyera’da’’ ,diye başlayan bu şarkı çok uzundu. Şarkıda neşeli sözler bir yana şikâyetlerde yer alıyordu. Şarkı bitince baba oğlunun omzunu sıvazlayıp:

—Aferin Enriko çok güzel söyledin, diyordu. Çocuğu sadece babası Enriko diye çağırıyordu, diğerleri kısaltma olarak Riko diyordu. 
Ilkokulda yaz tatilinde okumam icin karne hediyesi olarak verilen kitabım ah ne güzel ve kaliteli yıllardı. Simdiki nesile baktigimda 90ların çocuğu olmak büyük ayrıcalıkmis.
İlkokulda okumuştum ve oldukça güzeldi diye hatırlıyorum çocukları için rahat ve besleyici bir kitap bana kalırsa En azından romanlara hazırlık aşaması gibi düşünelim
- Bana mı söylediniz, dedi.
- Evet, sana diyorum. Durmadan keman mı çalacaksın? Hiçbir iş yapmayacak mısın?
- Ben mi? Keman çalarım, bir de kitap okurum. Sonra babamla gezerdik.
- Ya annen nerede?..
- O mu? Babamın cebinde...
- Nasıl babanın cebinde?..
David açıklama bekleyen kadına dönerek;
- O bir baby. Babam onun fotoğrafını her zaman cebinde taşırdı.
- Ama benden keman çalmamı istemişti. O da herkes gibi şarkı söyleye söyleye gitti. Demek ben keman çalmakla onu akarsulardan, yeşil ormanlardan geçirmiş oldum.
- Ormanlarla konuşulur mu?
- Elbette konuşulur. Hatta bana, ölmenin ne demek olduğunu dere öğretti.
Yağmur yağdığı zaman şöminenin üzerinde duran kitaplarla uğraşıyordu. David, bu kitaplardan bir çoğunu okumuştu. Ama bir çokları da onun için henüz yeni idi. Define Adası'nı, David Copperfield'i, Robinson'u, Bin bir gece masallarını, Grimm'in öykülerini buldu, okudu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Küçük Kemancı
Baskı tarihi:
Ekim 2003
Sayfa sayısı:
111
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799753627848
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Basım
Tüm evleri birbirine benzemesine rağmen çok şirindi Silis-Maria köyü. Köydeki evlerden iki tanesi birbirinden farklıydı. Bu eski evlerden birinin bahçesinde çok güzel meyve ağaçları vardı, diğerinin ise bahçesi yoktu ama ahırı vardı. Bu evde tüm köyün İtalyan diye tanıdığı Travillo ve oğlu birlikte yaşıyordu. Pazar günleri baba ve oğlu birlikte el ele dolaşırlardı. Köyden geçtiklerinde herkes çok şaşırıyordu. Çocuk, adeta babasının kopyasıydı. Eğer Pazar günleri hava yağmurlu ise gezmeye çıkmazlar evde pencerenin önüne oturur dışarıyı seyrederlerdi. Bazen baba cebinden ağız mızıkasını çıkarır saatlerce çalardı.rnÇocukta büyük bir ilgi ile babasını seyrederdi. Bazen de tarağının üzerine kâğıt parçaları koyarak, güzel şarkıları dile getirirdi. Her çeşit müzik aleti, babasının elinde dünyanın en güzel seslerini çıkarırdı. Çocuk babasının söylediği şarkılardan özellikle birini çok severdi.??Bir göl vardı, Peskiyera?da?? ,diye başlayan bu şarkı çok uzundu. Şarkıda neşeli sözler bir yana şikâyetlerde yer alıyordu. Şarkı bitince baba oğlunun omzunu sıvazlayıp:rn?Aferin Enriko çok güzel söyledin, diyordu. Çocuğu sadece babası Enriko diye çağırıyordu, diğerleri kısaltma olarak Riko diyordu.

Kitabı okuyanlar 443 okur

  • Rahime Kalay
  • Dlly
  • Ekin
  • Cennet TAŞ
  • Yağmur çolak
  • Drkitapsever
  • witValk
  • Caner İlya Heisenberg
  • ALTAN YILMAZ
  • Hicran Zor

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.9
14-17 Yaş
%16.2
18-24 Yaş
%36.4
25-34 Yaş
%20.2
35-44 Yaş
%12.6
45-54 Yaş
%6.3
55-64 Yaş
%1.2
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%81
Erkek
%18.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.8 (33)
9
%20 (17)
8
%20 (17)
7
%12.9 (11)
6
%4.7 (4)
5
%1.2 (1)
4
%1.2 (1)
3
%1.2 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları