Vücuda getirilen eser, sadece kullanımının nebiçinliğini ve terkibinin muhtevasını imliyor değildir. Basit el işçiliğiyle ilgili durumlarda bile eser, onu taşıyanı ve kullananı imler. Eser adeta onun bedeninin bir parçası olur, (*) eserin oluşum süreci içinde o “var” olur. Kitlesel ürünlerin vücuda getirilişinde bile bu temellendirici imleme eksik değildir; sadece belirlenmemiştir, yani herhangi bir şeye işaret eder, dolayısıyla vasattır. Demek ki, eserle birlikte sadece el altında olan bir varolan değil, ilgilenme sırasında eseri el altında olana dönüşen ve varlık minvali insan olan varolanla da karşılaşılır. Bununla birlikte, içinde onu hem üzerlerinde taşıyanların ve tüketenlerin yaşadığı, hem de bizim kendimizin olan bir dünyayla karşılaşılır.