Bir sandık açılır, içinden sadece eşyalar değil; susulmuş acılar, eksik cümleler ve yarım kalmış bir hayat dökülür.
Kemal Sinan Özmen’in bu romanı, bir çocuğun babasına, bir adamın geçmişine, bir toplumun bastırılmış hafızasına bakışıdır.
1980 darbesinin gölgesinde büyüyen bir kuşağın iç sesi, kişisel olduğu kadar politik de bir ağıttır bu.
Dili ve üslubu öyle samimi ve gerçekçi ki. Okurken hem kendi babanızı düşünüyorsunuz, hem de bu toprakların kabuk tutmamış yaralarını. Sandığı bir kere açtınız mı… siz de artık o hikâyenin parçasısınız.
Babamın Sandığı
Şiirin ölümsüzü, ölümsüzün şiirleri. Frost okumak her zaman büyük bir huzur anı yaratmaktır. Çok geç keşfetmiş olduğum için de ayrıca üzgünüm. Road not taken ve diğerleri mükemmeldir.