Eğer dakik bir akla sahipsen ve nefsin hakkında düşünecek olursan; (Allah’ın) Rablik delillerini ve sanat eserlerini kendinde hazır bulursun. O yüce ve mukaddes olanın, senin yaratılışındaki şahitleri ve burhanları (ilim, hikmet ve kudret delilleri) gözle görülür şekilde açıktır.
Günahlardan alınan zevk peşin olandır. Ancak günahlara sabredip, Allah’a itaat etmenin mükâfatı veya karşılığı peşin olmayıp ahiret günü insana verilir. Bu da insanın imtihan edilip olgunluğa erişmesi işin bir vesiledir. Bu imtihanı kazanamayan yani peşin zevklere dalan kimseler Rablerine ihanet edenlerdir.
Gerçekte Ehl-i Sünnet ve Cemaat Ehl-i Beyt’e denilmelidir. Ben bir kişinin yanlış düşüncede olduğunu bilmiyorum; yalnız şunu çok iyi biliyorum ki, Muhammed’e iman edip onun evlatlarını inkar edenler Muhammed’e iman etmemişlerdir. Öyle ki, İmam Şafiî Ehlibeyt’i sevmek konusunda öyle bir hadde gelmişti ki onu Rafizilikle (Şiilere isnat edilen menfi ad) suçlayıp zindana attılar. İmam Şafii bu konuda yazmış olduğu şiirinin bir beyitinde şöyle diyor:
Ehl-i Beyt’i sevmek rafizilikse,
Rafizi desinler bu aşık kese.