Ünal

Ünal
@unalarik
Front-End Developer
Kütahya
28 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Asteroid-B-612 hakkındaki bu açıklamaları sadece büyükler için yapıyorum. Onlar şekillerden hoşlanırlar. Onlara yeni tanıştığınız bir arkadaştan bahsetseniz,asla en önemli soruları sormazlar.Size arkadaşınızın sesinin nasıl olduğunu, hangi oyunları tercih ettiğini, ya da kelebek koleksiyonu yapıp yapmadığını hiçbir zaman sormazlar. “ Kaç yaşında? Kaç kardeşi var? Babası kaç lira kazanıyor? “ gibi şeyler sorarlar. Ancak bunları bildiklerinde onu tanımaya başladıklarını düşünürler.
Sayfa 7 - Can Çocuk Yayınları
Reklam
... biz, iç içe büyüyen, iç içe yaşayan, birbirine benzeyen, kavgacı, hırçın ve inatçı, şefkatli, sevecen ve yürekli, sonsuz verici ve can alıcı, gözü kara, kurnaz, hain, aynı anda çileli, masum ve çocuksu biz! Biz, aynı toprağın çocukları.
Everest Yayınları·Kitabı okudu
Siz kanatmadınız mı ellerimi elma çiçekleri... Ne müthiş bir güzellikle çiçeğe dururdu elma ağaçları. Beyaz gelinlik giymiş taze gelinlere benzerlerdi.Bembeyaz, pıtrak pıtrak tomurcuklar fışkırırdı dallarından...
Sayfa 170 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
... "Zelo, bunca yıl sonra seni yeniden buldum. Buradan seninle dalaşarak değil anlaşarak çıkmak için elimden geleni yapıyorum, ama gözünü seveyim çocuk gibi konuşma. Abdülhamid, Kürtlerden ordu kurmuş, Türkler suçlu. Orduların başına Kürt beylerini paşa tayin etmiş, Türkler suçlu. Onlara armağanlar, rütbeler, madalyalar vermiş yine Türkler suçlu. Hatta şimdi söyletme beni, Ermeni topraklarını peşkeş çeken Osmanlı değildir. İkiyüzlü İngiliz, üstünde birlikte yaşadığınız toprakları, kendi malıymış gibi hem Ermenilere hem Kürtlere söz vermiş aynı anda. Ermenilerle birbirinizi yemişsiniz, bu da Türklerin suçu olmuş! Ermenilerden boşalan yerlere güle oynaya konaklayan Kürtlerin vebali de Türklerde... Biz savaş suçları gündeme geldi miydi, bunların lafını dahi etmeyiz, ilkokul çocuğu gibi, öğretmene parmağımızla Kürtleri işaret etmeyiz gizli gizli, çünkü sizi hiç ayrım yapmadan, kendimizden sayarız." "Nevo, şimdi bilmezliğe gelip, tepemin tasını attırma, Kürtlerin Ermenilere saldırtılması bir Abdülhamid oyunudur." "Olabilir canım. Ben tarihçi değilim. Bu konuya açıklık getirmek için yüzlerce belge incelemek lazım. Ama tut ki öyle; Kürtlerde hiç mi insaf yoktu? Biz kıyım yapmayacağız diyememişler mi? Gel biz tarihi bırakıp, bugüne dönelim. Bugün her iki halkın da mutluluğu için ne yapılabilir ona bakalım." ...
Sayfa 127 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
....Türk beyliklerinin birbirini yemesinin ve hepsinin de silinip gitmisş olmasının vebalini örneğin, başkalarının üzerine yıkmak hiç gelmedi aklıma. Ama, çocuklarının suçunu örtbas etmeye çalışan bir ana gibi, Kürtler için hayıflanmak da bana düştü hep. Nasıl ve neden öyle koşullandırılmışsam, dedenin anlatışını dinlerken, Kürtlerin çektiklerinde tek suçlu bizmişiz gibi bir duyguya kapılıp, rahatsız oldum. Oysa mirlerin hiç mi suçu yoktu, Kürt halkının inim inim inlemesinde. Ben payıma düşeni yükleniyorum; Kanuni Sultan Süleyman'ın, hangi akla uyup da işlenen toprakları adil biçimde köylülere bölüştüren 'dirlik düzeni'ni, 'kesim düzeni'ne çevirmesini, kıyasıya eleştiriyorum, mesela! Düzen değişip de köylünün alın terinin karşılığı, devlete ödeme yapacak olan kesimcilerin insafına bırakılınca, canına okunmuş köylünün. Ama, çoğunlukla Kürt ağaları olan mültezimlerin, yani kesimcilerin, devlete ödemeleri gereken parayı tefecilerden yüksek faizlerle alıp, sonra zavallı köylüden kat kat fazlasıyla çıkarmaları da mı, Türklerin suçu? Lafını kesip, söyleyemiyorum Zelha'ya; ne Osmanlı kanunları, ne Tanzimat Fermanı ne de Cumhuriyet yasaları, devleti sarmış hırsız ve rüşvetçi memurlarla, yılların içinde, ağa'ya dönüşen mir'lere, şeyhlere, şıhlara işleyememistir bir türlü, diye. İster Kürt ister Türk olsun, çalısanları sömürmeye alışmış bu kişilerin eli, hep yoksul köylünün gırtlağına dolanık kalmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılmaya çalışılan Toprak Reformu'na da karsı çıkmışlardır Türk ve Kürt ağalar. Otuz küsur yılın hasretinden sonraki ilk buluşmamızda, diyemiyorum arkadaşıma, Kürt halkını sömürenin, Türk'den çok kendi mirleri, ağalan, aşiret reisleri olduğunu. Susuyorum. O ise aynı heyecanla anlatıp duruyor. İçim köpürüyor, ama kesmeyeceğim sözünü. Ben sana tüm
Sayfa 126 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Reklam