Merhum Cemil Meriç'in "Kitap, zekayı kibarlaştırır" düsturundan hareketle ne kadar çok kitapla, kalemle uğraşırsak, üslubumuzun da o kadar daha medeni, yapıcı, kibar olduğunu gözlemliyorum sürekli sosyal hayatımda. Duygusal hassasiyete sahip olmanın zayıflık addedildiği bir çağdayız ama ne hikmetse kendimize kaba davranıldığında nefsimiz hemen devreye girip sinirlenebiliyoruz. Yani herkes nezakete bayılıyor ama iş pratiğe gelince ben nazik davranayım, değil de yalnızca sen nazik davrana dönüyor. "Sosyal ilişkiler" dediğimiz şey karşılıklıdır. Herkes doğuştan ince bir ruha sahip olamasa da yahut kültürel sermayeye sahip olamasa da çocuk sahibi olma sorumluluğunu kendinde gören ebeveynlerin, yetiştirme sorumluluğunu da üstlenerek duygu eğitimi vermeleri gerektiği kanaatindeyim ve tabii her şeyin üniversite sınav başarısı olmadığının, egosu tavanı aşmış bireylerin kaba bireyler olarak toplumda yer alacağının bilincinde olmalıyız.