İyilik eğilimi insan yaradılışının derinlerinde yatar, öyle de güçlüdür ki, insanlara yönelemezse başka canlılara yönelir. Tıpkı acımak bilmez bir ulus olmakla birlikte hayvanlara iyi davranan, köpeklere kuşlara yem dağıtan Türklerde görüldüğü gibi.
Kabil’in, kardeşi Habil’i çekemeyişi, kardeşinin sunduğu kurbanın daha iyi karşılandığını
hiç gören olmadığı için daha da çirkin, daha da alçakça bir nitelikteydi.