nrsema

nrsema
@unpocoloco
“ben de düşünüyorum, öyleyse varım, ama kimim?”
Aşk meselesine başka şekillerde de bakılabilir. Antik Yunanların felsefesi aşk ile öğretme arasındaki ilişki üzerine artık pek rağbet görmemekle beraber gayet faydalı bir bakış açısı sunuyor. Buna göre aşk evvela başka bir insanın daha iyi taraflarına duyulan bir hayranlık, erdemli vasıflarla karşılaşmaktan duyulan heyecandı. Dolayısıyla aşkın derinleşmesi daha erdemli olmayı -öfkeden ve hoşgörüsüzlükten nasıl biraz daha uzaklaşılacağını, nasıl daha meraklı veya cesur olunabileceğini, öğretme ve öğrenme yollarını daima beraberinde getiriyordu. Gerçek âşıklar birbirlerini oldukları gibi kabul etmeye asla razı gelmezdi. Tembellikle ve korkaklıkla, ilişkinin bütün amacına ihanet etmek olurdu bu. Zira kendimizi geliştireceğimiz ve başkalarına öğreteceğimiz bir şeyler hep vardı. Bu antik Yunan perspektifinden bakıldığında, âşıkların birbirlerinin karakterleriyle ilgili muhtemel talihsizliklere veya rahatsızlıklara dikkat çekmeleri ve aşkın ruhundan vazgeçtikleri anlamına gelmemeliydi. Aşkın özüne bu kadar sadık kalan bir şey yapmaya çalıştıkları için tebrik edilmelilerdi: Ne de olsa partnerlerinin daha iyi hale gelmesine yardım ediyorlardı. Daha gelişkin, Yunanların aşk idealinin biraz daha iyi kavrandığı bir dünyada, bir meseleye parmak basmak istediğimizde bu kadar beceriksizce, korkakça ve saldırganca davranmazdık herhalde. Geribildirim aldığımızda bu kadar alınganlık edip hemen pençelerimizi çıkarmazdık. İlişki içindeki eğitim kavramı, gereksiz yere tedirgin edici ve olumsuz çağrışımların bazılarından böylelikle kurtulurdu. Sorumluluk nedir bildiğine güvendiğimiz ellerde, her iki proje de - öğretmek ve öğrenmek, partnerimizin kusurlarına dikkat çekmek ve eleştiriye açık olmak- nihayetinde aşkın asıl amacına sadık kalırdı.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mükemmel olmamız gerekmiyor, diye düşünüyor Rabih. Bazen beraber yaşaması zor insanlar olabildiklerini birbirlerine bir şekilde de olsa gösterseler yeter. İyi bir ilişki için her daim makul olmamız gerekmez. İyice öğrenmiş olmamız gereken yegâne şey, yeri geldiğinde bir iki alanda biraz kaçık olabileceğimizi bütün samimiyetimizle kabul etmeyi bilmektir.
Sayfa 92·Kitabı okudu
Başka insanların bize vermediği cevaplar için sanat biçilmiş kaftandır ama. Edebiyatın belki de başlıca meselelerinden biri budur: toplumun bağnazlığı yüzünden irdelenemeyenleri bizlere anlatmak. Dolayısıyla önemli kitaplar da, bir bakıma içimize su serperek ve minnettarlık uyandırarak, bize yazarın nasıl olup da hayatlarımız hakkında bu kadar çok şey bilebildiğini sorduran türden olmalıdır.
Uzlaşma sabrı olmazsa, tatsızlık çıkar, yani kaynağınım unutulduğu bir öfke yaşanır. Birisi bir şeyin hemen şimdi yapılması için dırdır eder ve neden böyle olması gerektiğini açıklama zahmetine girmez. Başının eti yenenin ise bu isteğe direnmesinin makul bir karşı argümana dayandığını anlatmaya veya karakterindeki iç burkucu, hatta mazur görülebilir bir kusurdan kaynaklandığını açıklamaya gönlü elvermiyordur. İki taraf da, kendilerini fena halde canlarından bezdiren sorunların buhar olup uçmasını umar.
Sayfa 63·Kitabı okudu
“Nasıl oluyor da her zaman bu kadar gelişigüzel veya tam tersi aşırı planlı programlı davranıp da herhangi bir şeyi -dünyayı, kendini, beni- anlamlandırabiliyorsun?" Bunu ikisinin de aklı almıyor. Ne zaman tansiyon yükselse peydahlanan bir düşünce, gerilimin dozunu daha da artırıyor: Bir ömür böyle geçer mi?
Sayfa 60·Kitabı okudu