Karşı çıkmak, vazgeçemediğim bir tutkumdur, zaten bütün hayatım üzücü ve kırıcı bir karşı çıkmalar zincirinden ibaret, gerek duygularıma gerek mantığıma. Taşkın birinin yanında buz kesilirim; galiba ancak çekingen, donuk biriyle kuracağım yakın bir ilişki tutkulu bir hayalperest çıkarabilirdi benden.
Amacı bir roman kahramanı olabilmektir. Bu dünyaya göre yaratılmadığına, bu yüzden de hep acı çekmeye mahkûm olduğuna başkalarını inandırmaya öylesine çalıştı ki kendisi bile neredeyse inandı söylediklerine.
“Ölmek rezil bir iş,” dedi. “Zamanla azalıyorsun. Birinde çabuk oluyor, bir başkasında iş uzayabiliyor. Doğumdan itibaren art arda kaybediyorsun: Önce ayak parmağını, sonra kolunu, önce bir dişini, sonra bütün dişlerini, önce bir hatıranı, sonra bütün hafızanı, böyle böyle, hiçbir şey kalmayıncaya kadar. Sonra senden kalan son artığı bir çukura atıyorlar, kürekle kapatıyorlar ve bitiyor.”