— Nineciğim, demişti Nedim çocuk, demek ki on dokuz yaşınızdayken bir üzüntüye düşmüştünüz. Fotoğrafınızda öylesine belli oluyor ki bu, anlatamam. Yüzünüzde hüzünlü anlamlar dolaşıyor. Yana kaçırdığınız gözlerinizde, küsmüş, bir yolcuyu uğurluyormuşça acı dolu, dönmeyecek olana, sevilene adanmış bakışlar var. Evet, eskiden bir dramınız varmış sizin. Oysa burjuvaların dramı yoktur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Silme bir acının vurmasını duydum her yanımda. Katıksız, sarsıcı bir sertliğin itmesiyle gövdem göçüyordu, acının elinde. Saniyeler sürmüştü bu. Daha uzun sürseydi inme inerdi bana o gün, kuşkum yok.
“Her şey simgeydi çünkü, her şey gün gelip acılar içinde gözden kayboluyor, değişik bir kılığa bürünüp yeni bir simge kimliğinde yeniden boy gösteriyordu.”
“Biliyordum, çok iyi ve kesinlikle biliyordum ki, her ölüm aynı zamanda bir doğuş demekti, ama bunu bütün kalbim, bütün ruhumla da biliyor sayılmazdım; içimde öyle damarlar vardı ki, diretiyordu bu bilgiye, varlığımın bir parçası ölüme inanıyordu, güçsüzdü ölüm karşısında, korkuyordu. İşte bunu anımsamayı hiç sevmiyordum.”