Eğer davetçi kalplerin anahtarını eline almamış ise o kalplerin sahiplerine davayı ulaştırması ve onları İslam'a kazandırması mümkün değildir. O zaman da bu davetçinin çağrısı vadilerde dolaşan bir yankı ve kuma üflenmiş bir nefesten başka bir şey olmaz.
Bugün öyle bir bidat müptela olmuş ki, Müslümanlar Allah'ın dinine çağıracakları yerde kendi teşkilatlarına ve gruplarına çağırıyorlar. İslam'ın güzelliklerini ve üstünlüklerini anlatacakları yerde kendi teşkilatlarını övmekte ve methetmekteler.