Başlarda çok sıkıldığım için yavaş ilerleyebildim. Muhtemelen yazar, kötüyü ve kötülüğü anlamamız için biz okurları hazırlamaya çalışmış. Romanın ortalarına kadar sabrederseniz olaylar birden ilginçleşmeye başlıyor. Sonra birden insanların kötü bile olsa tercih haklarının ellerinden alınmasının sorgulanmasını sağlıyor.
Kendime şunu sordum: “Dünyadaki tüm kötüleri birden iyi birer robota çevirmek beni mutlu eder miydi?” Romanın sonunda ise siyasetin varlığına eleştiriler mevcut.
Tanrı biz kullarından ne istiyor? Tanrı’nın istediği iyilik mi yoksa iyiliği seçebilme şansına sahip olabilmek mi? Kötülüğü seçen biri gerçekten iyiliğe zorlanan birinden daha mı geçerli Tanrı’nın gözünde?