Anlayış ve sevgi, sadece yaşla gelen bir bilgeliği gerektirir. Ama bu bilgeliğin gelişiminin en yüksek noktasında ortadan silineceğiz. Güzde sararan ağaçları göremeyeceğiz artık. Baharda zarafetle fışkıran kırları göremeyeceğiz. Her birimiz sadece yıldan yıla sararam bir anı oluşturacağız.
Baktığımız güz ağacı renkleriyle öyle güzeldir ki, gözlerimizib yaşardığını hissederiz; ya da duyduğumuz müzik öylesine hoştur ki varlığımızı bir hüzün bürüyüverir. Ağacı hiç görmemiş ya da müziği hiç duymamış olmanın belki daha iyi olduğu, bu soysuz düşünce, bilincimize sürüklenerek sokulur.
Ne kendini varlığın içinde yitirmek, ne varlığa hayır demek, kişinin kendi varlığında yeni gelecek varlık için boş oda hazırlaması. Me dünyayı boşaltma; ne dünya tarafından boşaltılma; yeni varlık, yeni dünya için kendi kendini boşaltma.