10/10
·584 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 18:09
Selamlarrr Öncelikle belirtmeliyim ki dibine kadar ters köşe yaşadığım bir kitap. Neden mi? Serinin ilk iki kitabında yan karakter olan Olliver' ı biz sadece seks bağımlısı, ipsiz sapsız biri olarak okuduk. Ama o da ne hepsi bir şaşırtmacadan ibaret olmasın mı? Bakın kitaba başlar başlamaz asla bu kadar eskiye dayanan bir aşk beklemiyordum. Üstelik kitabımız hem ilk aşk hemde çocukluk aşkı temasına sahip. (Allah'ım en sevdiğim en sevdiğim ) Konusuna gelirsek; Briar ve Ollie çocukluk arkadaşıdır, zamanla birbirlerinin hayali ve ilk aşkı da olurlar. Zira araya ne kadar mesafe girse de hep bir birbirlerine sığınak olmaktadırlar. Briar ailesi tarafından 18. Yaş gününde terk edilince imdadına kilometrelerce öteden Ollie koşar ve unutulmaz ilk gecelerini geçirirler. O gece birbirlerinden asla kopmayacaklarını düşünseler de kader onları ayırmaya yemin etmiş gibidir. Zira o geceden sonra Briar, Ollie' ye asla ulaşamaz. Her yolu dener hatta en son evine gittiğinde kapıdan içeri bile alınmaz. Ve hopppp aradan ayrı gayrı, habersiz 15 yıl geçer ve bammm mesleği gereği Ollie' nin otelinde bir çekimi yönetmesi gerekmektedir. Upsss kaçınılmaz son gerçekleşir ve ikilimiz yüzyüze gelirler. Ama hiçbir şey eskisi gibi değildir Briar, Olliver' dan nefret etmektedir. Bir kavgaya, kendini açıklamaya dönen olaylar sonucu Briar' ın ayağı birşeye takılır ve golf sahasındaki gölete düşer. Bizi yaşanan 15 yılı silmiş bir hafıza kaybı beklemektedir. Yetmezmiş gibi Briar kendisini Ollie ile nişanlı zannetmeye başlar. İşte Ollie için fırsat ayağına gelmiştir. Bu süreçte Briar' a kendini ne olursa olsun affettirmek, 15 yıl önce yaşanan trajik olaydan bahsetmek kalır. Bakalım ilerleyen sayfalarda sizleri neler bekliyor? Serisinin en az smut içeren kitabı olsa da yetişkin içerik olduğunu unutmayın
Karanlık PrensimL. J. Shen · Olimpos Yayınları · 202587 okunma
Upsss
2/10
·416 syf.··
2025 2. kitabı
Çok toksiklerdi. Birbirlerini kırmaktan asla çekinmediler. Bana denilse “181 yıl yüzüne bakmam” dediğim şeyleri söyledi Çakır Mahru’ya, ama Mahru baktı, yetmedi… Neyse. Mahru’nun da dili zehirliydi ama haklı olan kişi bana göre her zaman Mahru ya. Mahru’nun yaşadıklarını yaşamak istemezdim. Kafayı yemek garanti. Çakır’ın annesi... Kadın tamamen bir mal ya. Ablacım, şurada bir olay var sen ne yapıyorsun ya? Aslında her şeyin farkındasın, Mahru’ya destek çıkmak yerine hâlâ yaptığın şeylere bak. Anlamadın mı hâlâ oğlun kıza takıntılı amk? 1. kitapta tahmin ettiğim şey çıktı. Asla şaşırmadım. İlişkileri çok toksik bence. Sürekli yarıda kalan konuşmalar sadece yatakta bitiyor. Sonra hep aynı kısır döngü, hiçbir şey halledilmeden sadece tensel bir çekim görülüyor. Çok çok sağlıksız bir ilişki maalesef. Çakır’ın doğum gününde çok kötü bir olay yaşanıyor. Çakır ve Mahru o günde birbirlerine sarılıp üzülmek yerine yaptıkları şey ekrana şöyle baktırdı: ???? Dedim ki tamam, bu karakterler benim için burada bitti.
Lahza 2 - Har ve KülHümeyra · Dokuz Yayınları · 2023516 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Lukov'dan sevgilerleee
8/10
·496 syf.··
2023 2. kitabı
Evettt! Bir kitabı daha bitirdim. Kitap buz patenini seven ve uzun yıllar onun için çabalayan Jasmine hanım ablamızın dilinden yazılmış. Aslında bakarsanız yazarın okuduğum ilk kitabı ve kızın 25 yaş üstü olmasına rağmen neden 16 yaşında bir ergen gibi sağlıklı iletişim kurmadığını ve hep orta parmak kaldırıp küfür ettiğine ilk başlarda anlamlandıramadım. Ancak onu çok iyi dengede tutan, anlayışlı ve birçok işinde hep altın madalya alan abimiz Ivan LUKOV... İkilinin parter olma sürecini de severek okudum. Güzel çerezlik bir kitap. İkilinin dengesini ve iletişimini sevdim. Ve reading slump sürecimde de yardımcı oldu. Nedense Lukov'un tenini ve kendisini hep kumral hayal ettim upsss. Lukov’dan Sevgiler
Edebiyat
Lukov’dan SevgilerMariana Zapata · Nemesis Kitap · 20201,710 okunma
ulaşılacak saadete kaç kapı daha var?
Puan vermedi·312 syf.··
2022 42. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2022 20:22
Kitap on farklı yaşanmış psikoterapi öyküsü barındırıyor. Bir hasta kitap basılmadan ölmüş, diğerleri kitapta kendilerini okuma şansını bulmuşlar, gerçi ben buna şans demezdim sanırım. Hatta yayınlanmadan önce onay vermek için kendi öykülerini okuduklarında gerçeklik konusunda daha cüretkar olunabileceği üzerinde duranlar dahi olmuş. Bence güzelliği biraz da yazarın kendi duygu ve korkularını da paylaşmış oluşundan kaynaklı. Beş seans yaptığı halde nasıl yardımcı olabileceğine dair hiçbir fikri olmadığını ve boşa seanslar yaptığını yazması veya her ne kadar psikiyatr olarak nötr yaklaşması gerektiğini bilsede negatif hislerle başladığı hastalarının olması gibi her psikiyatrdan duyulması mümkün olmayan itiraflar var. Samimiyet katmış diye düşünüyorum. Mustafa Ulusoy okumayı çok seviyorum, bu kitaptan farklı olarak o özellikle kitaplarında belirtiyor gerçekle alakası yoktur, tüm hikayeler hayal ürünüdür diye. Benzer tarzda kitaplar diye düşünüyorum. Ulusoy daha muhafazakar kalıyor tedavinin sonunu bağlamada, belki farkı bu denebilir. Ama okuduğum tüm bu psikoterapi hikayeleri aslında hepimizin ne kadar çok benzer his ve benzer sorunla baş etme çabasında olduğunu düşündürüyor. Hepimiz mutluluk peşindeyiz ama genelde mutlu olmayı yanlış bir meseleye bağlıyoruz. Ve işin gerçeği aslında hepimiz terapi almalıyız. Almayıp kitaplardan feyz almayı da umuyor olabiliriz, artık ne kadar olabiliyorsa:) Algı çok başka ve kendine dair hisleri kenara bırakıp objektif bir bakış oluşturabilme de oldukça zor. Öyküleri okumak benim bir yandan gözümü korkutuyor. İnsan kendini sorguluyor, acaba gerçeklik algım ne kadar ve neyi neden yapıyorum. Yapma sebebim aslında ne, altta yatan gerçek ne? Allahım yoksa... Neyse güzel bir kitaptı, keyifli okumalar :) ***başlık kendime bir anı ve aslında
Edebiyat
Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi ÖyküleriIrvin D. Yalom · Remzi Kitabevi · 20199,4bin okunma