Bu kadar sağlam duramıyorsak, kişiliğimizle ya da elde ettiğimiz başarılarla ilgili birkaç ağır söz işitince göz yaşlarına boğuluyorsak, bunun nedeni, haklı olduğumuza inanmak için ille de başkalarının onayına gereksinim duymamız olabilir. Başkaları tarafından onaylanmamayı bu kadar ciddiye almamızın temelinde ise, yalnızca terfi etmek ya da ayakta kalmayı başarmak gibi pragmatik nedenler değil, çok daha önemli bir neden yatar: Alaya alınmak yoldan çıktığımızı gösteren ve asla göz ardı edemeyeceğimiz bir işaret gibi gelir bize.
Bizi endişelendiren, bize karşı olan insanların çokluğu değil, bize karşı olmalarının altında yatan sağlam nedenler olmalıdır. Yani, dikkatimizi kabul görmemiz gerçeğinden uzaklaştırıp, niçin kabul görmediğimiz gerçeğine ilişkin açıklamalara yöneltmeliyiz. İçinde bulunduğumuz topluluğun büyük bölümünün bize karşı olduğunu öğrenmek korkutucu gelebilir ama mevkimizi terk etmeden önce bu kişilerin hangi yöntemleri kullanarak bu sonuca vardıklarını irdelemeliyiz. Bize muhalefet edenlerin düşünme yöntemlerinin sağlamlığı, onların muhalefetine vereceğimiz değeri belirler.
Fakat genellikle tam tersi bir eğilimle hareket ederiz. Herkesi dinleme, her kaba söz, her alaycı davranış karşısında üzülme eğilimiyle. O zaman kendimize en öneli ve en teselli edici soruyu sormayız: Bu kötü eleştiri hangi temele dayanmaktadır? Çünkü biz genellikle ölçüp tartarak, dürüstçe düşünen bir eleştirmenin itirazıyla, nefret ve kıskançlıkla hareket eden eleştirmenin itirazlarını bir tutarız.
Sorun şu, Polus, senin benimle konuşurken kullandığın retorik yöntem ve bu yöntemi kullanarak söylediklerimi çürütme çaban insanların mahkemelerde yaptıklarının aynı. Mahkemelerde de insanlar, iddialarına destek verecek çok sayıda tanık bulabilirlerse, üstelik suçladıkları kişinin az sayıda tanığı varsa ya da hiç yoksa, bunun karşı tarafın haksızlığını kanıtlamaya yeteceğini düşünürler. Ancak gerçek söz konusu olduğunda sayısal çoğunluk tamamen değersizdir, çünkü kişinin, aslında sözde saygınlıklarından başka hiçbir şeyleri olmayan ve nedense birdenbire kendisi aleyhinde ifade vermeye karar vermiş tanıklardan oluşan bir ordu tarafından yenilgiye uğratılması pekala mümkündür.
Bana ne kadar ilerleme kaydettiğimi soruyorsun? Kendimle dost olmaya başladım. Bu gerçekten büyük bir meziyet; ...emin ol, böyle bir adam bütün insanlıkla dost olabilir.