Türk Edebiyatının Sevda Dizeleri-2
Ger derse Fuzûlî ki güzellerde vefa var Aldanma ki sâ'ir sözü elbette yalandır Fuzûli Hüsnün senin ey dilber nâdide kamer mi Hûri misin ey âfet-i can yoksa beşer mi. Urfalı Şair Abdi Sesin işler gibi bir sûh kanat gamlarıma Seni dinlerken ölür kalbim uçan kuşlara eş Gün batarken sanırım gölgeni bir başka güneş Sarışınlık getirir gözlerin aksamlarima. Cenab Şahabettin / Senin İçin Ben ol hayrân-ı aşkım ki yitirdim akl u idrâki Ne alemden haberdârâm ne kendimden hayâlim var Taşlıcalı Yahyâ Bey
Şiir
Şanlı urfalı kamyoncu Mehmet Yücel Mağarada yaşamak veya dağlı olmaktan üzülmemiz gerektiğine inanmıyorum mağaralar geçmişimiz insanlığın sesi tarihin adıdır Atlas sayı 160 temmuz 2006 Mehmet Yücel konuşuyordu kamyonuyla Dediki Uzun yolda sırdaştır kamyon bana Bu mağaralar ibadet yeridir insan kalana Hz Muhammed e vahiy indi mağarada Mağaralar bir yaşam alanı ve barınaktır Hz ibrahimin sığınağıdır eyyübe bacadır Eyyübün çilesini hep mağaralar anlatır Mağaralar olmasa çileler nasıl anlaşılır Şanlıurfa ve Balıklıgöl Efsanesi İşte Şanlıurfa Türkiyenin inanç merkezi Hisseden duyar sükutun sesini İbadet gözü ile bakan incitmez şehirleri Şanlıurfa Hz. İbrahim’in doğduğu şehir Sarayda yoksa huzur ora cehennemdir Mağarada huzur varsa orası cennetimdir Hz ibrahimin kıyamı en güzel hisseyi verir Mehmet Yücel derki cennetimsin sen urfa Her yıl binlerce insan gelir bu şanlı diyara Küçük bir mağaram var zenginlik bu bana Rızkım için gidiyorum gurbet diyarlara
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sofraların baş tacı İlahiyat fakültesi emekli öğretmen Mahmut dörtbudak urfalı için mağara felsefi okulun talimgahı haline gelmiş ve dini hüviyet kazanmış bir çok hiristiyan azizin yetiştirilmesinde mekân olmuştur Atlas sayı 160 temmuz 2006 Mahmut Dörtbudak emekli öğretmendi Küçük mağarasında ilim yolunu öğretirdi İki kızı vardı esma ile elif hoşgeldiniz dedi Ve talebelere en güzel yeri gösterdi Pek çok ilim adamı yetişti bu mağaralarda Her heceye Rahman ve rahim diyip başla Selçuklu devrinde ilim merkeziydi urfa Sıra gecesi düzenlenirdi mağara başında Mahmut hoca kuraan alfabesini öğretir Hanımı ikram teyze en güzel aşı pişirir İşte urfanın insanı böyle misafirperverdir Onun için urfa şanlı zengin ve bereketlidir Nefsani gardaş urfa sofrası et ağırlıklıdır Allah diyip sofraya otur o rahmet yağdırır Acı ve isot sofralarımızın hep baş tacıdır Hanım eli değerse o sofra lezzet kazanır Çocuklarımız yer lahmacunu ve kebabını Okuyalım çocuklar Kuraanı azimüşşanı Cenabı Hak bereketlendirir sofrayı Şanlıurfa kebabı o dur sultanların baş tacı
Şiir
Urfalı olmak iyi hoş da şu peygamber yakma olayı falan biraz mahçup ediyor insanı yaa 😅😅😂
Acıyı Gören Urfalı ))
Sen şehrim kadar güzelsin. Şehrim senin kadar acılı.. Nazım Hikmet Ran
İran halkı en tepedeki yöneticisinden en alttaki amelesine kadar vatanını savunuyor! Tıpkı bizim Kurtuluş Savaşı'nda yaptığımız gibi. Antepli, Maraşlı, Urfalı, İzmirli ve Samsunlunun yaptığı gibi. Hiç kimse "bu Osmanlı saltanından bıktım, kim işgal ederse etsin, yeter ki bu rejim yıkılsın" demedi. Bunu II. Abdülhamit rejiminin altında zulüm gören Tevfik Fikret demezdi, Yakup Kadri ve Hüseyin Cahit de demedi. Hatta Kürt Teali Cemiyeti üyesi Abdullah Cevdet bile demedi ve Mustafa Kemal'i destekledi. Hepsi "gün vatanı savunma günüdür" dedi. Kurtuluş Savaşı'na katılanlar, savaş mevzisine girenler, savaşın önderi olan Mustafa Kemal'in yanında duranlar, ülkede yeni bir toplum ve Cumhuriyet kurmayı hakettiler, çünkü meşru bir güç haline gelmişlerdi. Kurtuluş Savaşı'na sırt çevirip "Amerikan mandası olalım, en azından demokrasi gelir" diyenler, ilk fırsatta ya yurtdışına kaçtı ya da hatasını görüp savaş mevzisine girdi. Kurtuluş Savaşı'na haince arkadan saldıran, İngilizlerin kışkırtmasıyla Mustafa Kemal hakkında ölüm fermanı imzalayan, fetva çıkaran veya kalleşçe Türk subaylarını öldürüp sözüm ona "dinsizlerle bir olmayız" diyenlerse, ordunun ayaklarının altında ezildi ve geberdi. Bunları ezip gebertmeseydi, kurtuluş mümkün olmazdı. Bir ülke saldırıya uğruyor. Gün bu ülkeyi savunma günüdür. "Rejim" diyerek, "Molla rejimi" diyerek bu ülkenin kahramanca savaşı, ezilen halklara örnek olan duruşu itibarsızlaştırılmaya ve kötülenmeye çalışılıyor ki lanet olsun onlara! Bir ülkenin iç sorunu, iktidar sorunu, yaşam tarzı sorunu o ülke halkının iç sorunu ve vereceği bir mücadeledir. Dışardan demokrasi ve özgürlük bekleyenler, sadece Amerikan askerlerinin fahişesi olur ki bunu işgal ettikleri bütün ülkelerde gördük... Sadık Usta