“Ol kimse kim tehâlük eder devlet üstüne Divânedir ki kendin atar mihnet üstüne” Urfalı Nâbi Efendi Her kim ki devlet idaresinde görev almaya can atar; Bilmezlikle kendini eziyet üstüne atan deliye benzer.
Sayfa 103·Kitabı okuyor
Urfalı Koca Hüseyin
Efendim; onlar Türkleri Çanakkale'de ve Kûtü'l-amare'de sınadılar, Türk süngüsünün zehrini tattılar. Türk neferinin toptan, tüfekten yılmadığını gördüler, biz de sağ kalanın gazi, ölenlerin şehid olması itikadı olduktan geri, isterlerse gelsinler. Gelecekleri varsa görecekleri de vardır.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
MS 350 yılında İdil-Ural boylarına geldiler. Henüz buradayken Hun atlıları Kafkasları aşıp Urfa ve Kudüs'e kadar akın yaptılar. O kadar hızlı hareket ediyorlardı ki Urfalı Süryani Papaz Efraim (MS 306-373) sınırlarında ilk defa gördüğü bu atlı akıncıları "Yecüc-Mecüc'ün süvarileri. Bunlar atlarının üzerinde fırtına gibi uçarlar. Onlara kimse karşı koyamaz." diye tanımlamıştı.
TURAÇ dağlara dağlara dağlara doğru çalı çırpı sıla gurbet dağlara doğru sarı sıcak ak cibinlik dağlara doğru ordu ordu çekip gider ayçiçekleri bakma turaç bakma bana el glioi üç etekli ak puşulu türkü bakışlı kadınlar yürüyor dağlara doğru gülkurusu leylâk moru dağlara doğru özlemler acılar dağlara doğru sivaslı mı urfalı mı bilemem gayrı kadınlar kadınlar dağlara doğru bilemezler avcının kim olduğunu sezmişler tüfeğin doğrultusunu kadınlar kadınlar dağlara doğru acılarlı umutlarlı bütün bir anadolu bu sıtmalı gecelere bu beşikleri bakma turaç bakma bana el gibi
Öte yandan, Urfa yöresinde bu çete savaşlarına öncülük eden ve Ahmed Arif’in şiirlerine konu olan Urfalı Nazif ve İlhan Bey gibi Milli Mücadele literatürüne girmiş önemli sosyal- isyancı halk kahramanları olduğu gibi, 1919’da İngiliz Binbaşı Noel’in beraberindeki heyetle, Engizek Dağlarındaki köyünde ve yayla evinde ziyaret ettiği Sinemilli aşireti reisi Tapo Halil Ağa ile Atmalı aşireti reisi Yakup Paşa daha sonra Mustafa Kemal’in de kendilerinden yardım istediği Kızılbaş-Kürt ağalarındandır.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Kürtler Antik kaynaklarda Kardu, Kordu, Gordy adlarıyla anılan kavim Cizre yakınındaki Kürd Dağının (Cudi Dağı) kuzeyinde, bugünkü Şırnak ilinin Merkez ve Güçlükonak ilçeleriyle belki Beytüşşebap ve Hakkari yörelerinde yaşamaktaydı. MÖ 1. yüz­ yılda kısa bir süre Ermeni krallarına boyun eğmiş, Romalılarla bir dönem ittifak etmiş, fakat yazılı tarihte bundan başka fazlaca iz bırakmamıştı. MS 10. yüzyıldan önce kendi anayurtları dışında etkinlik gösterdiklerine dair elde ciddi bir veri bulunmaz. İslam kaynaklarında bir kavim adı olarak Kürtlerden söz edilen ilk olay, yanılmıyorsak, Musul'un Hamdani emiri Ab­dullah'ın kenti tehdit eden Kürtlere karşı 913-914'te açtığı seferdir. 'Kürt' adıyla ün kazanan ilk20 önemli siyasi oluşumu 978 dolayında Bad b. Dostık veya Dustak kurdu.21 Hizan ile Şirvan arasındaki dağlarda aşiret reisi olduğu anlaşılan Bad, dostluk, zorbalık ve evlilik yoluyla bölgedeki Kürt aşiretlerini bir araya getirdi. Hamdaniler adına Ahlat ve Malazgirt tara­fına akınlar düzenledi. Hamdanilere karşı Deylemli Büveyhi­lerle bir oldu; sonra Büveyhilere de isyan edip Miyafarkin'e (Silvan) yerleşti; emirliğini ilan edip sikke bastı. Bizans yar­dımıyla 983'te Musul'u, ardından Amid (Diyarbakır), Hasankeyf ve Nusaybin'i ele geçirdi. Böylece bugün Türkiye, Irak ve Suriye Kürdistan'ı olan topraklar tarihte ilk - ve şimdilik son - kez ayrı bir devlet olarak birleştirilmiş oldu. Bad'ın ölü­münden sonra kaynı veya damadı Mervan'ın adıyla Mervani adını alan beylik 1005/1010 ile 1061 arasında hüküm süren Nasrüddevle zamanında altın çağını yaşadı. Tuğrul Bey'in akınlarına boyun eğdi; 1 095'te sona erdi. Dönemin kapsamlı tarihini kaleme alan Cizreli İbnü'l-Esir Mervani beyliğinden 'Kürtler' olarak söz eder.23 Kendi hüküm alanlarına 'Kürdistan' adını verdiklerini Urfalı
Tarih