ursullla

ursullla
@ursullla
Puan vermedi·96 syf.·
2019 20. kitabı
Zamanın ve mekanın belirsiz olduğu -orada bir yerde- öyküler.Ve hepsinde karanlık bir atmosfer.Türkgeldi’nin kendine has bir anlatım tarzı var.Öykülerinde adım adım ilerlerken o çarpıcı sonları ile zihinlerde güzel bir tat bırakıyor.Öykülerin birbirlerine ince birer iple bağlı oluşu ve birbirlerine göndermeler yapması çok hoşuma gitti.Okurken bu küçük detayları yakalamak ayrı bir zevk verdi. En çok beğendiğim öykü ‘İlk Görüşte Ölüm’.Nick Cave’in Where The Wild Roses Grow şarkısından yapılan alıntı ve şarkının öyküyle uyumu mükemmel bir detay benim için. “Bir şeye sahip olmanın en çekici yanı nedir? Sahip olduğu şeyin kaderini elinde tutmaktır. Sözgelimi bir tablodan bahsediyorsak, onu istediği yere istediğin şekilde asmak, keyfince çerçeveletmek, dilediği kişiye hediye etmek, sabahlara kadar seyretmek, yüceltmek veya yerin dibine sokmak, bir kenara atıp unutmak, hatta isterse bozmak, yok etmek artık sahibinin tasarrufundadır. Ve işte, bir güzelliği hayranlıkla seyre dalan bakışta, bunu takdir etme, sevme kadar onu kontrol etme, yeri geldiğinde bozma, mahvetme isteği de gizlidir aslında.” “Çünkü güzel, bozulacağı için güzeldir.Uçucu, geçici olduğu için.”
Orada Bir YerdeEngin Türkgeldi · Can Yayınları · 2017674 okunma
Reklam
10/10
·348 syf.·
2020 19. kitabı
·
Anarres ve Urras. Birbirinden tamamen farklı iki dünya. Okurken hangisi distopya, hangisi ütopya karar veremedim. İkisinden birini tercih edememem, belki de bu kitabı mükemmel yapan şey. Ursula'nın Anlatış isimli kitabında da birbirinden farklı 2 dünya vardı. Ursula'nın kendine özgü anlatımıyla bu dünyalarda keşfe çıkmak çok keyifli. '-Bizim dünyamız onların Ay'ı, bizim Ay'ımız onların dünyası. -O zaman Gerçek nerede? -İnsanın üstünde oturduğu tepede.' 'Düşünceler baskı altına alarak yok edilemez. Onlar ancak dikkate alınmayarak yok edilebilir. Düşünmeyi reddederek - değişmeyi reddederek.' 'Eğer zamanın geçmesi insan bilincinin bir özelliğiyse, geçmiş ve gelecek insan aklının işlevleridir.' 'Yirmi yaş dolaylarında öyle bir an vardır ki; yaşamının geri kalan kısmı boyunca ya herkes gibi olmayı, ya da farklılıklarını erdeme dönüştürmeyi seçmen gerekir.' '..benzetmeleri kullanarak her şeyi kanıtlayabilirsin.' 'Şimdi, benim hayal bile edemediğim bir dünyadan gelen siz, benim Cennet'imi Cehennem gibi gören siz, bana benim dünyamın nasıl bir şey olduğunu sormayacak mısınız?'
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma
8/10
·118 syf.·
2025 19. kitabı
Büyü Dükkanı, terapistimin önerisiyle okuduğum, terapide de kullandığımız bir psikodrama tekniğinin öyküleştirilmiş hali. Yazarın kendisi de psikodrama ile ilgilenen bir psikolog. Büyü dükkanı, istediğiniz her şeyi satın alabildiğiniz bir sihirli dükkandır. Ama bunun karşılığında büyü dükkanın sahibinin sizden istediği bedeli ödemeniz gerekir. Bu bedel beklediğimizden az veya çok olabilir, pazarlık yapılabilir. Belki istediğiniz şeyi alamasanız da büyü dükkanından mutlaka bir şeyler kazanarak ayrılırsınız. Basit bir kişisel gelişim kitabı olarak düşünülmemeli bence bu kitap. Kitaptaki hikayeler, hayatta istediğimiz şeylerin gerçek bedelleri üzerine düşünmemizi sağlıyor. Hikayelerdeki bedeller basit veya tahmin edilebilir geliyor olabilir. Ama günlük hayatta kendinizi içinde bulduğunuz sorunlarda, hayatı yaşayış biçimlerinde "bedel algınızı" yeniden tanımlamak hayatınızın kontrolünü almış gibi hissettirecektir. Bedeli olduğundan çok algıladığımızda eyleme geçemiyoruz bazen, bedeli olduğundan çok algıladığımızda ve yüzleşemediğimizde ise hayatımızın yetkisini başkalarına vermiş oluyoruz. Karar vermemenin bedeli de çoğu zaman görünmeyen bir bedel oluyor. Görünmeyen bedel ise karar vermemek, yaşamamak ve sürüklenmek oluyor. Halbuki gerçek bedel tahmin ettiğimizden daha az ve dayanılabilir olabilir bazen. Kişisel olarak terapi sürecimle de birleşince benim için hayata ve karar verme süreçlerime oldukça farkındalık yaratan bir okuma serüveni oldu diyebilirim. "Geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kez daha yaşamak zorunda kalırlar."
Büyü DükkanıYeşim Türköz · Epsilon Yayınları · 20234,614 okunma