Sözgelimi tarafsız bir gözle bakıldığında Macbeth korkunç derecede kötü biridir. Ona bırakın zarar vermeyi, kraliyet içinde terfi etmesini sağlamış iyi niyetli yaşlı kralı uyurken öldürür. Bununla da kalmaz, daha sonra suçu üzerlerine atmak için kralın iki hizmetçisini de öldürür. Dahası, en iyi arkadaşını da öldürür. Sonunda düşmanının karısına ve çocuğuna suikast yapılmasını emreder. Gerçekte o acımasız bir karakterdir. Ama Shakespeare'in kaleminde trajik ve empatik bir kahramana dönüşür.
Günümüzün Sözde yazarları, öncesinde yeteneklerini öğrenmeden daktiloya koşuyorlar. Şayet bir müzik eseri bestelemeyi Hayal etmişseniz, kendinize şöyle der miydiniz? "Bir sürü Senfoni dinledim... Piyano da çalabilirim... Sanırım bu hafta sonu bir beste yapacağım" Hayır. Gel gör ki senaryo yazarları işe tam da böyle başlıyor: "Yığınla film izledim, bazıları iyi, bazıları ise kötüydü... İngilizceden 'A' aldım.... Tatil vakti yaklaşıyor