"Ücretler işte bu şekilde ödenmeli, Chris. Para olmadan, kahrolası faturalar olmadan, adam başına ek ücret olmadan, gine peşinde koşmadan. Malla yapılan ödeme. Sen beni anlıyorsun, değil mi sevgilim? Sen hastanı iyileştireceksin ve o da sana kendi yaptığı, kendi ürettiği bir şey gönderecek. Mesela kömür, bahçesinde yetiştirdiği bir çuval patates, eğer tavukları varsa yumurta... Ne demek istediğimi anladın değil mi? İşte o zaman etik bir idealin olur! Bu arada, ördekleri gönderen Bayan Williams var ya- ben beş haftalık bir diyetle ülserini tedavi etmeden önce Leslie beş yıl boyunca kadını ilaçlara boğmuş. Ne diyordum? Ah evet! Görüyorsun ya, Eğer bütün doktorlar kazanç sorununu ortadan kaldırırsa bütün sistem çok daha saf bir hâle gelir..."
"Evet canım. Kuşüzümlerini uzata bilirmisin? En üst raftalar!"
"Lanet olsun kadın, hiç dinlemiyorsun. Tanrım! Bu iç pilavı çok lezzetli olacak."
"Eğer bana insanları iyileştirmek istediğini, insanlığın acılarını dindirmeye çalıştığını söyleseydi, onu sırf beni hayal kırıklığına uğrattığı için sınavdan bırakırdım."
"Con'un hesabında bir kuruşu bile yoktu. Fakat hayattan keyif almayı çok iyi biliyordu. Makinelere deli oluyor, sürekli yeni aletler yapıyor ve arabasına tapıyordu. Con'un bir arabaya sahip olduğu gerçeği bile başlı başına bir şakaydı. Ama Con şakalara bayılıyordu, kendisinin aleyhinde olduğunda bile. Andrew'ya, bir defasında önemli bir komite üyesinin çürük azı dişini çekmek için çağrıldığını ama hastanın evine gittiğinde cebinde forseps yerine on beş santimlik bir İngiliz anahtarı bulduğunu anlattı."