Nasıl olup da aramıza on yıl girmemiş gibi sohbet edip yemek yiyebilmiştik? Sanki onu terk etmemişim gibi. Ne amacı var bunun? O, olanlardan sonra benim duygusal olarak iyi olduğumu görsün, ben de bunca yıl sonra onun iyi olduğunu göreyim diye mi?
Hayat da böyle, silindiğini sandığımız her şey aslında tam olarak yerinde duruyor, bekliyor. Hiçbir şey silinmiyor, hiç kimse unutulmuyor, hiçbir olay insanın aklından uçup gitmiyor; sadece bir süreliğine görünmez oluyor. Bu bir sihir, hokus pokus meselesi...
“Hayatlarında kendilerini aynada hiç görmemiş insanlar vardır, bu yüzden de kendilerini olduklarından çok farklı biriymiş gibi görürler. İç gözüyle bakınca insan bazen kendini olduğundan aşağı görür, bu yüzden bu insanlar tesadüfen bir ayna bulana kadar hep bu yanılğı içinde yaşarlar. Sonunda bir aynanın önünde durunca da, çoğu kez aynada kendilerini gördüklerine inanamazlar.”
İnsanlar vardır farkında değillerdir değiştiklerinin. Daha önce göremediklerini görmeye başladıklarında bir zamanlar kör olduklarını asla hatırlamazlar!