Sırat-ı Aşk

·
Okunma
·
Beğeni
·
1276
Gösterim
Adı:
Sırat-ı Aşk
Baskı tarihi:
Mart 2014
Sayfa sayısı:
556
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055304638
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Paradoks Yayınları
Ne din yasaklamıştır Aşk'ı, ne yasalar..
Yürekler Allah'a aittir, çünkü..
(Tanıtım Bülteninden)
556 syf.
·Beğendi·10/10
Sırat-ı Aşk 33 yazarın eşlik ettiği, içerisinde 33 başlık bulunan ve her başlıkta aşkın farklı boyutlarını ele alan naçizane kitaplardan biri. Okurken her sayfasından ayrı bir lezzet aldığım ve her bölümde aşka dair hikâyelerle aşkın özünü ve güzelliğini okuyucuya hissettiren bir kitap. Değil mi ki aşk, sözün değil ruhun eylemidir.

Kitap ilk olarak İskender Pala'nın "Aşk Yolunun Sonu Melekeliğe Çıkar" başlıklı yazısı ile başlıyor. İskender Pala aşka divan edebiyatındaki sanatçıların gözü ile bakmıştır ve şöyle eklemiştir: "Sevilmek umuduyla sevmek beşeriyet ama sevmeyi bir görev bilerek sevmek melekiyet demektir". Yazar, burada da diğer eserlerinde olduğu gibi divan sanatçılarının beyitlerine yer vererek okuyucuya vermek istediği mesajın özünü kavratmaya çalışmıştır. İskender Pala burada aşkı manevi boyutta ele alarak aşkın cennet emelinden uzaklaşıp cemale erme hedefini gözettiğini vurgulamıştır.

Kitabın ikinci başlığı ise Eda Bildek tarafından "Sessiz Gemi" başlığı altında kaleme alınmıştır. Bu yazarımız Yahya Kemal'in Nazım Hikmet'in annesi Celile'ye olan aşkını anlatmıştır. Yazının ilk başlarında yazarımız, Yahya'nın çektiği aşk acısının yüreğine nasıl oturduğunu, bu aşk hikâyesini yazıp yazmamak arasındaki bocalamalarını ve kendi iç konuşmalarını ele almış. Daha sonra Yahya'nın ve Celile'nin dilinden bu iki aşığın yürek acılarını, kalp ağrılarını, özlemlerini, hasretlerini, hüzünlerini anlatmış. Celile, Yahya'nın onunla asla evlenemeyeceğini anlayınca duramaz onunla aynı şehirde, toplar dağınıklığını, dağıtır yüreğinin eteğinden gözyaşlarını Paris'e doğru uzaklaşır. Yahya'nın aklı uzaklara, çok uzaklara kaçar. Yahya denize karşı kalbi aşka telaşlı, aklı kaçık bir halde mırıldanır ve yüreği Celile'ye dökülür. Hepimizin bildiği o Sessiz Gemi şiiri hazin bir aşkın sözcüklere dökülmüş hali olarak çıkar karşımıza. Yazar, bu aşk hikâyesini en son şu sözlerle sonlandırıyor: "Gitmekle aşk bitmiyor, git demekle vazgeçilmiyor..."

Aşk Leyla ile Mecnun'du. Aşk Arzu ile Kamber, Kerem ile Aslı, Kimya ile Şems'ti. Aşk bazen bir vuslat rüzgârı bazen bir ayrılık şarkısı çoğu zaman da arafta kalmaktı. 33 yazar da aşkı o kadar güzel anlatmış ki bazen sayfalar arasında kendinizi kaybedeceğiniz yerler olacak. Her yazar yüreğinden damıtarak anlatmış. Kimisi Ferhat'ın dağlarında yorgun, kimisi Mem u Zin'in mezarında hüzünlü... Her gönül aşkın makamında kendi hikayesini ateşle yazar ve aşkın sırrını ateşle terbiye alan âşık anlar.
556 syf.
·Puan vermedi
İnsan evvela insana aşık olmalı ki O'nda bulsun kendini, ki ne güzel bir nimettir kulun kuluna olan aşkın O'na gitmesi... Ne de güzel örnekleri vardır oysaki.
Kitapta da insanın insana aşkını, ardından bazılarının asıl aşka eriştiği anlatılmaktadır.Bilinen birçok Aşk Hikayesi'nin bir araya toplanıp kısa kısa anlatılmakta.Bu aşk hikayelerinin bazılarını hiç duymadığım için hoşuma gitti.Ahi Evran olarak bilinen Nasrettin Mahmut ile Fatma Bacı olarak bilinen Şeyh Evhadüddin Kirmani'nin kızının hikayesini okuyup da imrenmemek... İki insan ancak bu kadar birbirini tamamlayabilir. Onların hikayesini okurken acaba hiç mi farklı düşünmediler, ayrı düşündüklerinde bunların üstesinden nasıl gelebildi ler diye düşünürken her hikayenin temelinde eğer Sevgi, Saygı, Sadakat varsa her sorunun halledilebilir olduğu aklıma geldi Sadakat olmadığı halde birbirini sevenler de var ve aklım almıyor...
Zamanın yakışıklı, karizmatik ve popüler olarak bilinen yazarı Nazım Hikmet'in Piraye için yazdığı "Karıma Mektup" adlı şiiri ya da mektubu artık her ne denirse sanki yazdığı en güzel şeydir. Kendisi de bu yazdıklarımın hepsi gerçektir der. Piraye diye inler ama Piraye onu beklerken başka bir kadına Vera'ya gider. Cefasını Piraye, sefasını Vera çeker. Nerede kaldı Sadakat?
Kitapta geçen bir bölümde Mürüvvet ile evliyken eşini sürekli aldattığı sevgilisi Galina vardır. Bu süre içinde Nazım Hikmet şiirden hayli uzak kalmış Galina'nın pek yanına pek uğramayınca Galina şüphelenir ve araştırmaya başlar, anlar ki Vera adında başka bir kadın vardır. Galina hiçbir zaman Vera'yı sevmesede Nazım Hikmet'in onun sayesinde tekrardan şiir yazmaya başladığı için bu aşka saygı duymuştur. Sebebi her ne olursa olsun
seni aldatıyor, ama sen saygı duyabiliyorsun, her şeye rağmen onu sevebiliyorsun??? Eğer bu aşksa kalsın istemem. Bence Aşk=Sadakat olmalıdır.

Kitaptan sadece 2 hikaye üzerinde durdum. Fakat diğer hikayelerden de çok etkilendim.Sanırım Aşk denilen şey zehrin içindeki panzehir gibi bir şey olsa gerek. Bi yerde okumuştum ve çok hoşuma gitmişti bu söz, "Aşk için söylenecek en güzel söz henüz söylenmemiş olandır."

Rabb'im doğru ve helal Aşk versin herkese...
Aşık Veysel’e sormuşlar:
“Sizce aşk nedir?”
Aşık Veysel gülümsemiş ve şöyle demiş;
“Seversin, kavuşamazsın, aşk olur..”
“Bana ne vaat ediyorsun?” diyen, istekleri karşılanmayınca sitem eden, alınan, küsen, öfkelenen insanı aşk kanatlandırabilir mi??
Unutma, demiş Hz.Mevlana.
Sır gibi seversen eğer muradın gerçekleşir.
Çünkü tohum toprağa gizlenirse yeşerir..
“Güzel bir düşünceyle güçlü bir karakter birleşince harikalar ortaya çıkar”

Goethe böyle söyler..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sırat-ı Aşk
Baskı tarihi:
Mart 2014
Sayfa sayısı:
556
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055304638
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Paradoks Yayınları
Ne din yasaklamıştır Aşk'ı, ne yasalar..
Yürekler Allah'a aittir, çünkü..
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 31 okur

  • Meftun1okur
  • Şeyda
  • Leyla Nur Aycıl
  • Handan
  • Nermin Arslantürkoğlu
  • Melike Şentürk
  • Urfa lı(Liderr)
  • Hissikablelvuku
  • O. K.
  • Muhammed Mahmut İpek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.5 (1)
9
%12.5 (1)
8
%37.5 (3)
7
%37.5 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0