Meselâ: Kuvve-i şeheviyenin tefrit mertebesi, humuddur ki, ne helâle ve ne de harama şehveti, iştihâsı yoktur.
İfrat mertebesi, fücûrdur ki, nâmusları ve ırzları pâyimal etmek iştihâsında olur.
Vasat mertebesi ise, iffettir ki, helâline şehveti var, harama yoktur.
İhtar: Kuvve-i şeheviyenin; yemek, içmek, uyumak ve konuşmak gibi fürûâtında da bu üç mertebe mevcûddur.
Ve kezâ, kuvve-i gadabiyenin (güç)tefrit mertebesi, cebânettir ki korkulmayan şeylerden bile korkar.
İfrat mertebesi, tehevvürdür ki, ne maddî ve ne manevî hiçbir şeyden korkmaz. Bütün istibdâdlar, tahakkümler, zulümler bu mertebenin mahsulüdür.
Vasat mertebesi ise şecâattir ki, hukuk-u diniye ve dünyeviyesi için canını fedâ eder; meşrû olmayan şeylere karışmaz.
İhtar: Bu kuvve-i gadabiyenin fürûâtında da şu üç mertebenin yeri vardır.
Ve kezâ; kuvve-i akliyenin tefrit mertebesi, gabâvettir ki, hiçbir şeyden haberi olmaz.
İfrat mertebesi cerbezedir ki; hakkı bâtıl, bâtılı hak sûretinde gösterecek kadar aldatıcı bir zekâya mâlik olur.
Vasat mertebesi ise, hikmettir ki; hakkı hak bilir, imtisal eder; bâtılı bâtıl bilir, ictinâb eder.