- İnsanın huzuru ve memnuniyeti dışarıda değil, içindedir.
- Nasıl yani?
- Sıradan bir insan iyiyi ya da kötüyü dışarıdan, yani bir atlı arabadan ya da bir çalışma odasından bekler. Düşünen bir insan ise kendinde bulur.
Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil mi?
Resmi görevleri ya da işleri itibariyla başkalarının acılarıyla ilgilenmek zorunda olan hakimler, polisler ve doktorlar zaman içerisinde bu duruma alıştıkları ve bir o kadar hissizleştikleri için çok isteseler de muhataplarına resmiyet sınırlarının dışında davranamazlar. Bu bakımdan onların, arka avlularda koyunları ve danaları kesip de akan kanın farkına varmayan köylülerden hiç farkları yoktur. Suçsuz bir insanı bütün özel haklardan mahrum bırakarak kürek cezasına mahkum etmek için bireyle resmi ve acımasız ilişkisinde hakimin sadece bir şeye ihtiyacı vardır: O da zamandır. Karşılığı maaş olan birtakım resmi görevleri yerine getirecek kadar zaman; karar verildikten sonra her şey biter. Ondan sonra demiryolunda iki yüz verst uzaklıktaki bu küçük ve çamurlu kasabada adalet ve koruma ara dur!
Akşamleyin evin ışığını yakmadı, gece boyu uyumadı ve onu tutuklayabileceklerini, kelepçeleyip hapishaneye götürebileceklerini düşündü durdu. Şimdiye kadar hiç suç işlemediğini biliyordu...